Maliyet bedeli bilinen gayrimenkulün emsal bedelinin, takdir esasına göre tesbit edilmesinde yasal isabet bulunmadığı hk.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu E. 2004/31 K. 2004/76 T. 25.6.2004 EMSAL BEDEL MALİYET BEDELİ BİLİNEN GAYRİMENKULÜN EMSAL BEDELİNİN, TAKDİR ESASINA GÖRE TESBİT EDİLMESİNDE YASAL İSABET BULUNMADIĞI HK. 213/md. 267 Temyiz Eden: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... İstemin Özeti: İnşaat taahhüt işi yapan davacının 1996 yılında inşaatını bitirdiği binanın bağımsız bölümlerinden birini, 1997 yılında oğlu adına fatura ederek işletmeden çektiğinden bahisle, fatura değerinin takdir komisyonunca takdir edilen emsal bedeline göre düşük olması nedeniyle, 1997 yılının Haziran dönemi için ağır kusur cezalı katma değer vergisi salınmıştır. .... Vergi Mahkemesi 24.11.1999 günlü ve E: 1999/155, K: 1999/351 sayılı kararıyla tarhiyatı kaldırmıştır. Temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesi 13.10.2003 günlü ve E: 2000/7911, K: 2003/4267 sayılı kararıyla; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 27 nci maddesinde, bedelin emsal bedeline veya emsal ücretine göre açık bir şekilde düşük olması ve bu düşüklüğün mükellefçe haklı bir sebeple açıklanamaması halinde, matrah olarak emsal bedelin veya emsal ücretin esas alınacağı ve emsal bedel veya emsal ücretin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tespit olunacağının kurala bağlandığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 267 nci maddesinde emsal bedelin, gerçek bedeli belli olmayan veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tespit edilemeyen bir malın değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değer olarak tanımlandığı ve emsal bedelin sıra ile ortalama fiyat ve maliyet bedeli esasına göre belirlenememesi durumunda, takdir esasına göre tayin olunacağının açıklandığı, anılan Kanunun Mükerrer 266 ncı maddesinde, bir iktisadi kıymetin değerleme günündeki normal alım satım değeri olduğu açıklanan "rayiç bedel"e gönderme yapan bu tanımdan, gayrimenkul alım-satımı işlemlerinin niteliği de göz önünde bulundurulduğunda, gayrimenkullerin değerlemesinde, 267 nci maddenin ilk iki sırasında yer alan ortalama fiyat esası ile maliyet bedeli esasının uygulanamayacağı, dolayısıyla, malın maliyet bedeline perakende emtia satışları için öngörülen % 10 kar oranı uygulanmak suretiyle emsal bedelinin belirlenemeyeceğinin anlaşıldığı, öte yandan, takdir esasına göre emsal bedeli saptanırken, emsal bedelinin bir satış bedeli olması nedeniyle, takdirde kullanılacak verilerin gerçek satış fiyatının tespitine yönelik bulunmasının da gerektiği, bu bakımdan, davacının işletmeden çektiği işyerinin emsal bedelinin, takdir esasına göre belirlenmesinde yukarıda açıklanan hukuki duruma aykırılık bulunmadığından, aksi yolda verilen mahkeme kararında isabet görülmediği gerekçesiyle kararı bozmuştur. Bozma kararına uymayan .... Vergi Mahkemesi 28.1.2004 günlü ve E: 2003/701, K: 2004/49 sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacının inşaatını bitirdiği binanın bağımsız bölümlerinden bir adet işyerini, emsal bedelinin çok altında bir bedelle oğlu adına fatura ederek işletmeden çektiğinden bahisle, söz konusu işye...