Bankanın vermiş olduğu kredinin gerçek anlamda bir ticari kredi niteliği bulunmadığı halde, bu amaçla verilmiş gibi gösterildiği ve söz konusu kredi nedeniyle grup şirketlerin ödemiş göründükleri faiz ve kur farkının dönem matrahından indirilmesi sonucu kaçakçılık suçunun oluşmasına yardımda bulunulduğu açık olup, kredi verilmiş gibi ödeme yapılmasına neden olan banka yöneticisi ile şirketler grubu yöneticisinin ifadeleri de, bu ödemelerin banka yetkilisinin bilgisinde yapılmış para çekme işlemi olduğu yolunda olduğundan, vergi usul kanunu?nun 3 üncü maddesiyle öngörülen vergilemede işlemin gerçek mahiyetinin esas olacağı ilkesi uyarınca gerçek mahiyet tespit edilerek banka adına kesilen cezaya karşı açılan davanın reddinde hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında.
Vergi Dava Daireleri Kurulu 2002/422 E. , 2003/11 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No: 2002/422 Karar No: 2003/11 Temyiz Eden: ... Fonu Vekili: ... Karşı Taraf: ... Kurumlar Vergi Dairesi Başkanlığı İstemin Özeti: ... Anonim Şirketince bir şirketler grubuna kredi verilmiş gibi gösterilerek faiz ve kur farkının şirketler grubunca gider kaydı suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi dolayısıyla kaçakçılık fiilinin işlenmesine yardım edildiğinden bahisle 213 sayılı Yasanın 347 nci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca banka adına kaçakçılığa yardım cezası kesilmiştir. ... Vergi Mahkemesi ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla davayı reddetmiştir. Temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi 28.12.2001 günlü ve E:2001/3774, K:2001/5935 sayılı kararıyla; davacı bankanın bir grup şirkete kredi vermiş gibi yasal prosedüre uygun işlem yaptığı, oysa bunun şirketlerin alacağının ödenmesi niteliğinde olduğu, ödemenin de borçlu durumunda olan banka yönetim kurulu başkan yardımcısı tarafından üstlenildiği, bu durumun borcun nakli sözleşmesiyle de yazılı hale getirildiğinin inceleme elemanınca tespit edildiği, kredi almış görünen şirketlerin faiz ve kur farkını gider olarak kayıtlarına intikal ettirmek suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verdiği, bankanın da bu durumu fiili ile kolaylaştırdığı ve yardım ettiği ileri sürülerek kaçakçılığa yardım cezası kesildiği, davacı bankanın tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerini korumak, mali piyasalarda güven ve istikrarı, ekonomik kalkınmanın gereklerini de dikkate alarak kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasını sağlamak üzere bankaların kuruluş, yönetim, çalışma, devir, birleşme, tasfiye ve denetlenmelerine ilişkin esasları düzenleyen Bankalar Kanunu uyarınca kurularak bu Kanunda belirtilen esaslara göre faaliyet gösterdiği, dolayısıyla yasal şartları taşıyan bir şirkete kredi vermesine engel bulunmadığı, bu kredinin tahsili aşamasında kredi borcunun kimin tarafından ödendiğini takip görevinin Bankaya ait olmadığı, kredi usulsüz olarak verilmiş ise, bu hususun bankalar yeminli murakıplarınca yine Bankalar Kanunu çerçevesinde denetime tabi olacağı ve gereğinin yapılacağının tartışmasız olduğu, olaya bankacılık işlemleri açısından bakıldığında davacı banka tarafından söz konusu şirketlere verilerek faizleri gelir yazılan kredinin, yasal koşulları taşımadığının söylenemeyeceği, bu konuda da Yasasına göre bir işlem yapıldığı belirtilmediğinden ... Anonim Şirketinin kaçakçılık fiilinin işlenmesine yardım ettiği ileri sürülerek kesilen cezada isabet görülmediği gerekçesiyle kararı bozmuştur. Bozma kararına uymayan ... Vergi Mahkemesi ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; davacı şirketin yönetim kurulu üyesi ve başkan vekili ...'nun inceleme elemanına verdiği ifadesinde, ...'nin vefatından yaklaşık bir ay sonra ortağı ...'in paraya ihtiyaçları olduğunu söylediği, kendilerinin de ... aracılığıyla kredi açtıklarını, bu işlemden iki gün sonra ...'in banka alma i...