Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin "..." markasını uzun süren çalışmalar ve gösterilen çabalar sonucu yurt içinde ve yurt dışında tanınır ve prestijli bir tekstil markası haline getirdiğini, tekstil alanındaki kalitesiyle en çok tercih edilen markalardan biri olduğunu, müvekkilinin Türkiye'de ve Dünya çapında en prestijli lokasyonlarda onlarca mağazası bulunduğunu, müvekkili ile davalı borçlu arasında imzalanmış olan 15.07.2017 tarihli işletmeci bayilik sözleşmesine istinaden davalı tarafın bayi olarak bir katım yükümlülükleri bulunmadığını, müvekkilinin marka hakkının korunmasının aylık satış raporlarının düzenli olarak ve gerçeğe uygun şekilde bildirilmesi, işin niteliğine uygun işçilerin çalıştırılması, kalite ve hizmet standartlarına uygunluk gibi...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/673 KARAR NO:2023/204
DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:13/10/2021 KARAR TARİHİ:16/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin "..." markasını uzun süren çalışmalar ve gösterilen çabalar sonucu yurt içinde ve yurt dışında tanınır ve prestijli bir tekstil markası haline getirdiğini, tekstil alanındaki kalitesiyle en çok tercih edilen markalardan biri olduğunu, müvekkilinin Türkiye'de ve Dünya çapında en prestijli lokasyonlarda onlarca mağazası bulunduğunu, müvekkili ile davalı borçlu arasında imzalanmış olan 15.07.2017 tarihli işletmeci bayilik sözleşmesine istinaden davalı tarafın bayi olarak bir katım yükümlülükleri bulunmadığını, müvekkilinin marka hakkının korunmasının aylık satış raporlarının düzenli olarak ve gerçeğe uygun şekilde bildirilmesi, işin niteliğine uygun işçilerin çalıştırılması, kalite ve hizmet standartlarına uygunluk gibi müvekkilinin hem ticari itibarını hem de mali haklarını korumanın bizzat davalının sorumluluğunda olduğunu, müvekkili şirketin davalı borçludan alacaklı olup iş bu alacağın tahsil edilmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, taraflar arasındaki sözleşme ile de sabit olduğu üzere borçlu yanın yetki itirazının da mesnetsiz olduğunu, davalı borçlunun sözleşmeden doğan edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, Franchıse (marka kullanım) bedeli ve bilgi sistemleri bedelinin taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden bağımsız olduğunu, sözleşmenin 4.26.maddesinde kararlaştırılan teminat bedelinin de davalı tarafça ödenmediğini, davalı borçlu tarafından yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli olduğundan itirazın iptalini ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalının.... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptalini ve takibin devamını, kötü niyetli itirazda bulunan davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve karşı dava dilekçesinde özetle; davalı müvekkili ile davacı şirket arasındaki bayilik ilişkisi yazılı sözleşmeden 2 yıl önce 2015 yılında başladığını, dolayısıyla yazılı sözleşme öncesinde de, hukuken var olan bir yazılı olmayan sözleşme mevcut olduğunu, ticari kayıtlar incelendiğinde söz konusu durumun görüleceğini, aynı zamanda 06.06.2015 tarihinde davacı şirketin, mağazanın açılışını tebrik eden maili eklice mahkemeye sunduğunu, bu, yazılı olmayan sözleşme dönemi boyunca müvekkilinden hiç bir marka kullanım bedeli istenmediğini ve istenmeyeceğinin de belirtildiğini, dava konusu sözleşmenin, 15.07.2017 tarihinde imzalandığını, diğer taraftan, davada talep...