Yurt dışına ihraç edilen mal bedeli dövizlerin üç ay içinde yurda getirilmesi zorunlu olan yüzde sekseninin bu sürede yurda getirilmemesi halinde üç ayın sonunda türk lirası karşılıkları ile fiili ihracat tarihindeki değeri arasındaki farkın kurum kazancına dahil edileceği ve yurda getirilmesi zorunlu olmayan yüzde yirmisinin tahsil edilinceye kadar dönem sonu itibarıyla değerlemeye tabi tutulması gerektiği hk.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu E. 1996/68 K. 1997/267 T. 23.5.1997 DÖVİZLERİN YURDA GETİRİLMESİ DEĞERLEME YURT DIŞINA İHRAÇ EDİLEN MAL BEDELİ DÖVİZLERİN ÜÇ AY İÇİNDE YURDA GETİRİLMESİ ZORUNLU OLAN YÜZDE SEKSENİNİN BU SÜREDE YURDA GETİRİLMEMESİ HALİNDE ÜÇ AYIN SONUNDA TÜRK LİRASI KARŞILIKLARI İLE FİİLİ İHRACAT TARİHİNDEKİ DEĞERİ ARASINDAKİ FARKIN KURUM KAZANCINA DAHİL EDİLECEĞİ VE YURDA GETİRİLMESİ ZORUNLU OLMAYAN YÜZDE YİRMİSİNİN TAHSİL EDİLİNCEYE KADAR DÖNEM SONU İTİBARIYLA DEĞERLEMEYE TABİ TUTULMASI GEREKTİĞİ HK. 213/md. 280 Dış ticaret ve pazarlama alanında faaliyet gösteren davacı şirketin, yurt dışına ihraç ettiği mal bedeli dövizlerin yurda getirilmesi zorunlu olmayan yüzde yirmisine ilişkin kısmının dönem sonu itibarıyla değerlemeye tabi tutulmadığı, ayrıca üç ay içinde yurda getirilmesi zorunlu olan % 80'inin eksik değerlendirildiği belirtilerek, 1984 yılı için davacı adına ikmalen kurumlar vergisi salınmış kaçakçılık cezası kesilmiştir. Bu tarhiyata karşı açılan davayı inceleyen ...... 1. Vergi Mahkemesi 15.1.1990 günlü ve 1990/23 sayılı kararıyla; davacı şirket tarafından 1983 ve 1984 yıllarında yapılan ihracat bedellerinin bir kısmının yurda getirilmediğinin ihtilafsız olduğu, çözümlenmesi gereken hususun, kambiyo mevzuatı gereği yurda getirilmeyen bu dövizlerin, belge ibraz edilmemesine rağmen ilgili yılda tahsil edilerek yurt dışında kullanıp kullanılmadığı, başka bir deyişle kambiyo mevzuatı uyarınca ihracatçının serbest tasarrufuna bırakılan dövizin vergi hukuku açısından vergiye tabi olup olmadığına ilişkin olduğu, davacı şirketin, bu ihracatlarla ilgili olarak yurt dışında yapılan giderler nedeniyle defter ve belgelerinde hiç gider kaydı bulunmadığını ileri sürdüğü, bir gelir elde ediliyorsa bu gelir için bazı giderlerin yapıldığının da kabulü gerektiği, inceleme raporunda şirketin yurt dışında harcama yaptığı kabul edilmekle birlikte harcamanın miktarının şirket sermayesinden fazla olması ve harcamalara ilişkin belge ibraz edilmemesi nedeniyle kabul edilmediğinin belirtildiği, ancak bu dövizlerin kambiyo mevzuatı gereği ihracatçının serbest tasarrufuna bırakıldığının açık olduğu, bir gelirin elde edilmesi için mutlaka gider yapılması gerektiği düşünüldüğünde, ihtilaf konusu dövizlerin ilgili yıllarda tahsil edilip gider olarak kullanıldığının kabulü gerektiği, ayrıca davacı şirketin 1984 yılında yapılan ihracat bedeli dövizlerin % 80'inin hangi tarihte yurda getirildiğinin araştırılması ve bu tarihteki kur üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde, bütün dövizlerin üç ayın sonunda yurda getirildiği belirtilerek bulunan matrah farkında da isabet görülmediği gerekçesiyle tarhiyatın kaldırılmasına karar vermiştir. Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi 1993/1259 sayılı kararıyla; ihracatçının serbest tasarrufuna bırakılan ihracat bedeli alacağın % 20'sinin, kambiyo mevzuatı ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri karşısında, işletmenin gelirini teşkil edeceği ve de...