DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 17/06/2015 KARAR TARİHİ : 12/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Davacı vekilinin 31/03/2023 tarihli dilekçesi ile ; Taraflar arasında herhangi bir alacak ve borç ilişkisi kalmadığından sulh olunduğunu, bahse konu icra dosyasının haricen tahsil sebebiyle kapatıldığını gösterir belge sunulduğunu, işbu sulh gereği davanın geri alınması müessesi başlıklı HMK 123. Maddesinde yer alan Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. düzenlemesine istinaden davayı geri almaya karar verildiğini, davalı yan ile karşılıklı olarak...
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/77 Esas KARAR NO : 2023/322
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 17/06/2015 KARAR TARİHİ : 12/04/2023
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Davacı vekilinin 31/03/2023 tarihli dilekçesi ile ; Taraflar arasında herhangi bir alacak ve borç ilişkisi kalmadığından sulh olunduğunu, bahse konu icra dosyasının haricen tahsil sebebiyle kapatıldığını gösterir belge sunulduğunu, işbu sulh gereği davanın geri alınması müessesi başlıklı HMK 123. Maddesinde yer alan Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. düzenlemesine istinaden davayı geri almaya karar verildiğini, davalı yan ile karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını, davayı geri alma sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin ise 07/04/2023 tarihli dilekçesi ile ; Davacının 31.03.2023 tarihli dilekçesi ile, söz konusu davayı HMK md. 123 gereğince geri aldığı anlaşıldığını, davacının davasını geri almasına muvafakati olduğunu, davaya konu icra takibi infaz edilerek kapatıldığını, karşı taraf gibi bizim de yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 28/10/2020 Tarih 2020/89 Esas 2020/671 Karar sayılı dosyası ile davanın reddine dair karar verilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2021/271 Esas 2023/55 Karar sayılı kararı ile kaldırılarak Mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2021/271 Esas 2023/55 Karar sayılı kararının kaldırma gerekçesinde " Davacının 2007 tarihli GKS'deki imzasını ve kefaletini kabul ettiği, ancak 2008 tarihli GKS'nin iradesi dışında oluşturulduğunu ileri sürdüğü, davalının 2008 tarihli kredi sözleşmesini dayanak gösterdiği icra takibinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek menfi tespit istediği; davalı tarafın ise davanın reddini savunduğu görülmüştür. Davacı tarafın dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarda "2008 tarihli GKS'yi kabul etmemesi" karşısında, mahkemece kredi sözleşmesindeki imzanın açıkça inkar edilmediğinden bahisle karar verilmesi hatalıdır. Öncelikle davaya konu 2008 tarihli GKS ile davacının kabulünde olan ve tahrifatla 2008 tarihli sözleşme haline getirilmiş olabileceği belirtilen 2007 tarihli GKS asılları getirtilerek, gerektiğinde bu konuda davalı bankaya ihtaratlı kesin süre verilerek, sözleşme asıllarının temini sonrasında davacı iddialarının araştırılması için imza incelemesi de dahil gerekli araştırma ve incelemelerin yapılarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik ...