Davacının kulak zarının delik olduğu doktor tarafından bilindiği halde, ilacın yan etkilerinin daha fazla olabileceği hususunun davacıya bildirilmemesi, böylece tehlikeye atılmama hakkının tanınmaması, riskin azaltılabilmesi için ilaç dozunu ayarlamada gerekli özenin gösterilmemesinin ağır hizmet kusuru sayılacağı, bu nedenle manevi tazminat talebinin kabulünde yasal isabetsizlik bulunmadığı hakkında.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu E. 2002/716 K. 2003/91 T. 7.3.2003 AĞIR HİZMET KUSURU DAVACININ KULAK ZARININ DELİK OLDUĞU DOKTOR TARAFINDAN BİLİNDİĞİ HALDE, İLACIN YAN ETKİLERİNİN DAHA FAZLA OLABİLECEĞİ HUSUSUNUN DAVACIYA BİLDİRİLMEMESİ, BÖYLECE TEHLİKEYE ATILMAMA HAKKININ TANINMAMASI, RİSKİN AZALTILABİLMESİ İÇİN İLAÇ DOZUNU AYARLAMADA GEREKLİ ÖZENİN GÖSTERİLMEMESİNİN AĞIR HİZMET KUSURU SAYILACAĞI, BU NEDENLE MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN KABULÜNDE YASAL İSABETSİZLİK BULUNMADIĞI HAKKINDA. 1219/md. 70 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : ' Üniversitesi Rektörlüğü Vekili : Av. ' Karşı Taraf (Davacı) : ' Vekilleri : Av. ', Av. ' İstemin Özeti : Bursa 1. İdare Mahkemesince verilen 10.1.2002 günlü, E:2001/1664, K:2002/11 sayılı ısrar kararına karşı davalı idare temyiz isteminde bulunmakta ve bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği savunulmuştur. Danıştay Tetkik Hakimi ''''ın Düşüncesi : Bursa 1. İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararı doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı '''''ın Düşüncesi : Davacının, hatalı teşhis ve tedavi sonucu sol kulağının tamamen sağırlaştığını öne sürerek uğradığı üzüntüye karşılık bir milyar lira manevi tazminat talebiyle açtığı davayı kabul eden Bursa 1. İdare Mahkemesi kararını bozan Danıştay Onuncu Dairesi kararına uymayarak ilk kararında ısrar eden Bursa 1. İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması talep edilmektedir. Dava dosyasında mevcut belgelerden ' ' Tıp Fakültesince 1990 yılında yapılan muayenede kulak zarında delinme teşhis edilen, 27.5.1995 tarihinde ''da bir uzman doktor tarafından aynı teşhis konulan ve kulağında enfeksiyon olmadığı belirlenen davacının, ameliyat olmak için 5.7.1995 tarihinde ' Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine başvurduğu, yapılan ölçümde sol kulakta 28/57 oranında işitme kaybı tesbit edildiği 6.7.1995 tarihli KBB poliklinik muayenesinde ploliklinik kartına mantarla ilgili bir teşhis yazılmadığı halde aynı gün öğleden sonra Prof.Dr. ' tarafından yapılan paralı muayenede adı geçenin talimatı ile kulaklarına hastanede hazırlanan Castellani solüsyonun damlatıldığı, bu işlem öncesinde davacıya ilacın yan tesirleri hakkında herhangi bir bilgi verilmediği, ilacın damlatılmasıyla şiddetli yanma, bulantı ve baş dönmesinin meydana geldiği, 12.7.1995 günü aynı yerde yapılan ölçümlerde işitme kaybının 43/92'ye ulaştığı, böylece bir kulağının tamamen, diğerinin de işitme cihazı kullanılmasını gerektirir ölçüde duyu kaybına uğradığı anlaşılmaktadır. Olayda, davacının kulağında mantar bulunduğu sadece Prof.Dr. ' tarafından paralı muayenede düzenlenen poliklinik kartında kayıtlı olup aynı günün sabahı yapılan poliklinik muayenesinde mantar teşhisine rastlanmamaktadır. Davacı tarafından ibraz edilen önceki muayene belgelerinde de mantar teşhisi yer almamakta, sonraki belgelerde de mantarın varlığına ve iyileşip iyileşmediğine dair bir tesbit de bulunm...