Köy ihtiyar meclisinin köy sıvat yeri için özel kişilere ait taşınmaz malları kamulaştırabileceği hakkında.
Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E. 1972/7 K. 1975/16 T. 19.12.1975 KÖY TÜZEL KİŞİLİĞİNİN KAMULAŞTIRMA YETKİSİ KÖY İHTİYAR MECLİSİNİN KÖY SIVAT YERİ İÇİN ÖZEL KİŞİLERE AİT TAŞINMAZ MALLARI KAMULAŞTIRABİLECEĞİ HAKKINDA. 442/md. 9 , 12 , 13 , 14 DAVA : Ezine ilçesine bağlı, Aladağ Köyüne sıvat yeri sağlamak amacıyla, Köy ihtiyar Meclisince taşınmaz malın istimlakine dair alınan karar üzerine açılan davanın Altıncı Dairece görülerek, istimlak kararının iptaline dair 22.1.1962 tarih, E. 1958/1537, K. 1962/137 sayılı karar verilmiş; Enez ilçesine bağlı Vakıf Köyüne sıvat yeri temini maksadı ile, Köy ihtiyar Meclisince taşınmaz malın istimlakine karar verilmesine binaen açılan davanın aynı dairece görülmesi sonucunda davanın reddi hakkında 24.3.1971 tarih ve E. 1969/1867, K. 1971/985 sayılı karar ittihaz edilmiş olduğu cihetle kararlar arasında aykırılık bulunduğundan bahisle içtihadın birleştirilmesi için ilgilisi İbrahim Uzun tarafından Danıştay Başkanlığına başvurulması üzerine düzenlenen dosya Birinci Başkanlıkça 521 sayılı Danıştay Kanununun 46 ncı maddesi gereğince içtihatları Birleştirme Kurulu'na havale edilmiş olmakla raportör üyenin açıkladığı raporu, Başkanun sözcüsünün "Köyün, köy hayvanlarının su gereksinmesini karşılamak amacıyla, bir taşınmazın tamamını veya bir bölümünü kamulaştırmaya yasal veya hukuksal yönden yetkili bulunup bulunmadığını saptamak", çözümlenmesi gereken sorunun konusunu teşkil etmektedir. 31.8.1956 günlü ve 6830 sayılı istimlak Kanununun 1. maddesinde "Amme Hükmi şahısları ile müesseseleri tarafından umumi menfaatler için lüzumlu iğlere tahsis edilmek üzere hususi şahıslara ait gayri menkullerin ve kaynakların istimlaki ile hususi şahıslar lehine mahsus kanunlarına müsteniden yapılacak istimlakler bu kanun hükümlerine tabidir." denildikten sonra istimlak, "değer pahası peşin verilmek suretiyle yapılabilir" hükmü, yönünden, Anayasa Mahkemesinin 10.4.1973 günlü ve E. 1972/53, K. 1973/16 sayılı kararı ile iptal edilmiş olan aynı yasanın 3 ncü maddesinde de istimlakin, ancak bunu yapacak idarenin kanunen ifasına memur bulunduğu amme hizmetinin veya teşebbüsün yürütülmesine lüzumlu gayrimenkullerin ve kaynakların bu kanun hükümleri dairesinde yapılabileceği öngörülmüş ve muvakkat encümen mazbatasında ise; "3 ncü madde, istimlak şartlarını tayin etmektedir. Ne gibi hallerde istimlak yoluna başvurulacağının birer birer sayılmasından kaçınılmıştır, idare kamu hizmeti ve teşebbüsü ile görevlendirildiği ve bu görevi kanundan aldığı için, kamulaştırmayı ancak o hizmet ve teşebbüsün yürütülmesine lüzumlu taşınmaz ve köy malları ile bunlar üzerinde kısmen veya tamamen irtifak hakkı tesisinde cereyan edeceği hususu kabul edilmiştir.Köy veya beldenin veya köy yahut belde sakinlerinin medeni, sıhhi, bedii ve benzeri ihtiyaçlarının düzenlenmesi ve tehlikeden korunması düşüncesi ile köy ve belediye sınırları içerisinde tesis yapmak gerekli yerler kamulaştırılabilir..." görüşüne yer verilmiştir. Demek oluyor ki, kamu tüzel kiş...