Üç kat vergi ziyaı katma değer vergisi hk.
Danıştay 9. Daire E. 2014/8155 K. 2017/2067 T. 23.02.2017 ÜÇ KAT VERGİ ZİYAI RESEN TARH BA BS FORMU ÜÇ KAT VERGİ ZİYAI KATMA DEĞER VERGİSİ HK. 3065/md. 29 213/md. 3 İstemin Özeti: Davacı adına, Torbalı Vergi Dairesi Müdürlüğünün .... mükellefi ...?dan aldığı faturaların sahte olduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2010/Nisan-Kasım dönemleri için re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davayı reddeden İzmir 2. Vergi Mahkemesi'nin 01/04/2014 tarih ve E:2013/1056, K:2014/453 sayılı kararının; dilekçede ileri sürülen sebeplerle bozulması istenilmektedir. Cevabın Özeti: cevap verilmemiştir. Tetkik Hakimi: Düşüncesi: Temyiz isteminin kabul edilerek, Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay 9. Dairesince işin gereği görüşüldü: Uyuşmazlık, davacı adına, Torbalı Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... mükellefi ...'dan aldığı faturaların sahte olduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2010/Nisan-Kasım dönemleri için re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davayı reddeden İzmir 2. Vergi Mahkemesi'nin 01/04/2014 tarih ve E:2013/1056, K:2014/453 sayılı kararının; dilekçede ileri sürülen sebeplerle bozulması istemine ilişkindir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinin 1/(a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri belirtilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinin (B) bendinde; vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, ancak vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu hükümlerine yer verilmiştir. Anılan madde hükümlerinin değerlendirilmesinden, vergilendirme işlemi yapılırken, Kanuna uygun olarak biçimlendirilen muamelelerin bu biçimselliğinin ötesine geçilerek, muamelenin tarafları arasında oluşan maddi ve hukuki ilişkinin gerçek mahiyetinin araştırılması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Kanun, gerçek mahiyetin ortaya çıkarılmasında yemin hariç her türlü delile izin vermiştir. Bu deliller, tarafların ikrarı, vergiyi doğuran olayla ilişkisi doğal ve açık bulunan tanık ifadesi, muamelenin taraflarının ekonomik ve ticari konumları, işyerlerinin durumu, arandığında bulunup bulunamamasına ilişkin tespitler olabilir. Davacıya fatura düzenleyen ... hakkında düzenlenen 15/10/2011 t...