Vergilendirme döneminin 2004 yılı olması nedeniyle en geç 31/12/2009 tarihine kadar tarh ve tebliğ edilmeyen katma değer vergisinin zamanaşımına uğradığı hakkında.
9. Daire 2011/3228 E. , 2014/4849 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2011/3228 Karar No : 2014/4849 Temyiz İsteminde Bulunan : … Karşı Taraf : Ali Fuat Cebesoy Vergi Dairesi Müdürlüğü - Adapazarı/SAKARYA İstemin Özeti : Davacı adına, Seğmenler Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün … vergi numaralı mükellefi … Şti.'den 2004/Aralık döneminde aldığı faturaların sahte olduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2005/Temmuz-Ekim dönemleri için takdir komisyonu kararıyla re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı reddeden … Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; dilekçede ileri sürülen sebeplerle bozulması istenilmektedir. Cevabın Özeti : Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Tetkik Hakimi …'ın Düşüncesi: Mahkeme kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü: Uyuşmazlıkta, davacı adına 2004/Aralık dönemine ilişkin olarak düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak devreden katma değer vergisi nedeniyle 2005/Temmuz-Ekim dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı reddeden mahkeme kararının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır. Tarh zamanaşımını, süre geçmesi nedeniyle vergi alacağının kalkması şeklinde tanımlayan Vergi Usul Kanununun 113'üncü maddesini izleyen 114'üncü maddesinin birinci fıkrasında bu süre, vergi alacağının doğduğu yılı izleyen yıl başından başlayarak beş yıl olarak belirlenmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasındaki matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasını, zamanaşımını durduran bir neden olarak düzenleyen kural, Anayasa Mahkemesi'nin 08.01.2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 15.10.2009 günlü ve E:2006/124, K:2009/146 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve iptal kararının yayımından altı ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırılmıştır. Anayasanın 153’üncü maddesinin beşinci fıkrasında, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği kurala bağlanmış ise de; Anayasa Mahkemesi'nce bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilinmesine karşın görülmekte olan davaların, Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görülüp çözümlenmesinin, Anayasanın üstünlüğü ve Hukuk Devleti ilkelerine aykırı düşeceğinin kabulü gerekir. Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliğine ilişkin kural ile iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan hakları ve kamu düzeninin istikrarını korumak amaçlanmıştır. Aksi halde, Anayasanın 152. maddesinde yer alan "Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayas...