Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı hakkında.
9. Daire 2005/872 E. , 2007/329 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2005/872 Karar No: 2007/329 Temyiz İsteminde Bulunan Taraflar : 1) … Vekili : … 2) Alemdar Vergi Dairesi Müdürlüğü - İZMİT İstemin Özeti : 1997 yılına ait defter ve belgelerini ibraz etmeyen davacı şirketin katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek aynı yılın Ocak-Aralık dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ile kesilen kaçakçılık ve özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davayı; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 103. maddesinde, muhatabın adresinin hiç bilinmemesi, muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektubun geri gelmesi, başka sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmaması durumlarında tebliğin ilan yoluyla yapılacağı, olay tarihinde yürürlükte olan 104. maddesinde ise, ilanın ilgili vergi dairesinin bulunduğu yerin belediye sınırları içinde çıkan bir veya daha fazla gazetede yayımlanacağı, gazete çıkmayan yerlerde mutad vasıtalarla yapılacağı, ilan yazısının tebliği yapan dairenin ilan koymaya mahsus mahalline asılıp bir suretinin mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderileceği, İstanbul Belediye sınırları dışındaki yerlerde ilan yoluyla yapılan tebliğin konusu 12 milyar lirayı aşan vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ilanın ayrıca Ankara ve İstanbul'da çıkan birer gazetede yayımlanacağının hükme bağlandığı, dosyanın incelenmesinden, davacı şirketten, 30.10.2001 tarihinde şirket ortağı …'e tebliğ edilen yazı ile 1997 yılına ait defter ve belgelerinin ibrazının istenildiği, ibraz edilmemesi üzerine katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek adına dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı, cezalı tarhiyata ilişkin ihbarnamelerin şirketin adresinde bulunamaması üzerine ilanen tebliğ edildiği anlaşılmış olup, olayda, gerek davacı şirketin gerekse şirketi temsile yetkili olanların adresleri tespit edilemediğinden, Vergi Usul Kanunu'nun 103. maddesine göre tebliğin ilan yoluyla yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı, davacı şirketin, dava dilekçesinde tarhiyat tutarlarının 100 milyar lirayı geçmesi nedeniyle Türkiye genelinde yayımlanan gazetelerde ilanın yapılması gerektiğini ileri sürdüğü, ancak, ilanen yapılan tebliğlerde ihbarname bazında vergi ve ceza tutarlarının ayrı ayrı dikkate alınmasının gerektiği, dosyada mevcut ihbarnamelere göre vergi ve ceza tutarları ayrı ayrı dikkate alındığında, 1997/Temmuz, Eylül, Ekim, Aralık dönemlerine ilişkin olarak kesilen kaçakçılık cezalarının tutarları 12 milyar lirayı aştığından, bu dönemlere ait ceza ihbarnamelerine ilişkin ilanın Ankara ve İstanbul'da çıkan birer gazetede yapılması gerekirken yerel gazetede yapılmasında isabet bulunmadığı, bu durumda, 1997/Temmuz, Eylül, Ekim, Aralık dönemlerine ait kaçakçılık cezalarına ilişkin ihbarnameler, usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden, davacı şirketin ıttıla tarihi 25.2.2004 dikkate alındığında, ihbarnamelerin bu kıs...