Bir başvuruda bulunulmuş olması ve bu başvurunun henüz sonuçlanmamış olmasının ilgililer tarafından idari dava açma süresi içinde dava açılmasını engellemeyeceği; harcın ödendiği tarihten itibaren bu harcın iadesi istemiyle 2577 sayılı idari yargılama usulü kanununda öngörülen 30 günlük süre içerisinde açılan davanın esasının incelenmesi gerekirken davanın reddedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı hakkında.
Danıştay 9. Daire E. 2009/4653 K. 2012/764 T. 16.2.2012 İDARİ DAVA AÇMA SÜRESİ BİR BAŞVURUDA BULUNULMUŞ OLMASI VE BU BAŞVURUNUN HENÜZ SONUÇLANMAMIŞ OLMASININ İLGİLİLER TARAFINDAN İDARİ DAVA AÇMA SÜRESİ İÇİNDE DAVA AÇILMASINI ENGELLEMEYECEĞİ; HARCIN ÖDENDİĞİ TARİHTEN İTİBAREN BU HARCIN İADESİ İSTEMİYLE 2577 SAYILI İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNUNDA ÖNGÖRÜLEN 30 GÜNLÜK SÜRE İÇERİSİNDE AÇILAN DAVANIN ESASININ İNCELENMESİ GEREKİRKEN DAVANIN REDDEDİLMESİNDE HUKUKİ İSABET BULUNMADIĞI HAKKINDA. 2577/md. 7 , 11 , 49 İstemin Özeti: Ödenen tahsil harcının ret ve iadesi istemiyle açılan davayı; olayda, davacı banka tarafından kullandırılan kredinin geri ödenmemesi nedeniyle teminata alınan taşınmazların ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibi safhasında davacı banka tarafından ödenen tahsil harcının ret ve iadesi istenmekte ise de, 02.06.2008 tarihinde ödenen harcın iadesi istemiyle 10.06.2008 tarihinde davalı idareye başvurulduğu, bu başvuru ile dava açma süresinin durduğu, davanın ise dava açama süresinin durduğu 25.06.2008 tarihinde açıldığı, dolayısıyla davalı idareye yapılan başvuru üzerine herhangi bir işlem tesis edilmesi beklenilmeksizin açılan davanın bu aşamada inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle reddeden İstanbul 4. Vergi Mahkemesinin 18.3.2009 tarih ve E:2008/2271, K:2009/690 sayılı kararının; tahsil edilen harç, tahakkuku tahsile bağlı bir mali yükümlülük olduğundan, bu tutarın iadesi istemiyle 30 gün içinde açılan davanın yasal olduğu ve işin esasının incelenmesinin gerektiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi Düşüncesi: İleri sürülen İddialar usule ve hukuka uygun Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7.maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, bu sürelerin, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı, vergi, resim ve harçlar ve benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin: tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin: tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin d...