Davacının taşınmazın tamamının kısıtlı olduğuna ilişkin olarak ileri sürdüğü iddialarının vergi mahkemesince "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi ve buna göre karar verilmesi gerekirken, davanın reddinde isabet görülmediği hakkında.
Danıştay 9. Daire E. 2007/1930 K. 2008/1817 T. 8.4.2008 KISITLILIK İDDİASI BORCUM YOKTUR İTİRAZI DAVACININ TAŞINMAZIN TAMAMININ KISITLI OLDUĞUNA İLİŞKİN OLARAK İLERİ SÜRDÜĞÜ İDDİALARININ VERGİ MAHKEMESİNCE "BORCUM YOKTUR" KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ VE BUNA GÖRE KARAR VERİLMESİ GEREKİRKEN, DAVANIN REDDİNDE İSABET GÖRÜLMEDİĞİ HAKKINDA. 1319/md. 12 , 30 3194/md. 18 6183/md. 54 , 55 Temyiz İsteminde Bulunan : ... Vekili: Av. ... Karşı Taraf : Bağcılar Belediye Başkanlığı Vekili: Av. ... İstemin Özeti : Davacının maliki olduğu gayrimenkul için 2004 ila 2006 yıllarına ilişkin olarak tahakkuk ettirilen emlak vergisinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı; dava konusu ödeme emri içeriği emlak vergisinin ihtilafsız olarak tarh ve tahakkuk ettirildiği, hal böyle olmasına rağmen davacı tarafından ödeme emri safhasında gayrimenkulunun kısıtlı alanda olduğu belirtilerek idarenin uyguladığı gibi % 47 oranında değil, gayrimenkulun tamamına kısıtlılık uygulanması gerektiği ileri sürülerek dava açıldığının görüldüğü, ancak ödeme emri safhasında böyle bir iddiada bulunulmasının mümkün olmadığı, olay zamanında dava mevzuu edilmediği gibi belediyenin tüm hizmetlerinden yararlanan meskun mahaldeki 2138 m2'lik taşınmazın 1129 m2'lik kısmının kısıtlı alanda kaldığı, bu nedenle gayrimenkulun % 47'lik kısmının kısıtlı orana tabi olduğundan bahisle emlak vergisi tahakkuk ettirilmesinde ve tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden İstanbul 8. Vergi Mahkemesinin 2.3.2007 tarih ve E:2006/1774, K:2007/609 sayılı kararının; dava konusu taşınmazın imara açılmadığı, üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmediği, bu nedenle gayrimenkulun tamamının kısıtlılık hükümlerinden yararlandırılması gerektiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ''''''ın Düşüncesi : 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 30.maddesinde yer alan kısıtlılık hükmü, tahakkuk eden emlak vergisine uygulandığından, ödeme emri aşamasında davacının; arsa üzerine inşaat yapma izni verilmediği dolayısıyla arsanın tamamına kısıtlı vergi uygulanmasına ilişkin iddialarının incelenmesi gerektiğinden,Mahkemece verilen kararda isabet görülmemiştir. Bu nedenle temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ''''..'un Düşüncesi : Kısıtlılık hükmü, tahakkuk eden emlak vergisine uygulanacağından, kısıtlılık hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı hususu, ancak tarh ve tebliğ edilen verginin tecil edilmeyerek mükelleften ödeme emri ile istenilmesi halinde, diğer bir ifade ile ancak tahsilat safhasında incelenebilecek bir iddiadır. Bu nedenle, davacının taşınmazın tamamının kısıtlı olduğuna ilişkin olarak ileri sürdüğü iddialarının 6183 sayılı Kanunun 58. maddesinde öngörülen "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi ve buna göre karar verilmesi gerektiği gör...