Mükellefin 1.1.2006 tarihinden önceki dönemlere ait olup bu tarihten sonra ortaya çıkan katma değer vergisi borcu için, ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında ceza kesilmesi gerektiği hk.
Danıştay 9. Daire E. 2005/746 K. 2006/1509 T. 20.4.2006 VERGİ ZİYAI CEZASI MÜKELLEFİN 1.1.2006 TARİHİNDEN ÖNCEKİ DÖNEMLERE AİT OLUP BU TARİHTEN SONRA ORTAYA ÇIKAN KATMA DEĞER VERGİSİ BORCU İÇİN, ZİYAA UĞRATILAN VERGİNİN BİR KATI TUTARINDA CEZA KESİLMESİ GEREKTİĞİ HK. 213/md. 341 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Ltd. Şti. Karşı Taraf: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: Davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden dava konusu ödeme emirlerine dayanak oluşturan vergi ceza ihbarnamelerine karşı davacı şirketçe dava açılmadığının, kamu alacağının kesinleştiğinin ve ödenmediğinin görüldüğü, bu durumda ödeme emirlerine karşı açılan bu davada işin esasına yönelik iddiaların incelenmesine olanak bulunmadığı, diğer yandan mahkemeleri nezdinde açıldığı iddia olunan davaların bu davadaki ödeme emrinin dayanağı olan 10.11.2003 tarih ve 2003/38-16/KDV-62 sayılı rapordan farklı olduğunun 1.2.2002 tarih ve 2002/KDV-3 sayılı inceleme raporuna göre yapılan katma değer vergisi tarhiyatlarına karşı açılan davanın mahkemelerinin 20.11.2003 tarih ve E: 2002/509, K: 2003/916 sayılı kararıyla reddedildiğinin ve temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin görüldüğü, dava konusu ödeme emirlerinin dayanağını oluşturan 10.11.2003 tarih ve 2003/38-16/KDV-62 sayılı inceleme raporundan bir önceki 1.2.2002 tarih ve 2002/KDV/3 sayılı rapora dayanılarak tarh edilen katma değer vergisinin mahsup edilerek dikkate alındığının anlaşıldığı, bu durumda kesinleşen ve ödenmeyen kamu alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle reddeden .... Vergi Mahkemesinin 3.11.2004 tarih ve E: 2004/261, K: 2004/728 sayılı kararının; düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka aykırı olduğu söz konusu vergi borçlarının kesinleşmediği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ....'nın Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'nın Düşüncesi: İleri sürülen iddialar usule ve hukuka uygun Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü: Davacı tarafından verilen temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar vergi mahkemesi kararının ödeme emirleri içeriği katma değer vergisine ve gecikme faizine ilişkin kısmı yönünden kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir. Davacının Vergi Mahkemesi kararının ödeme emirleri içeriği üç kat tutarı vergi ziyaı cezasına ilişkin hükü...