DAVA : Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 29/12/2022 KARAR TARİHİ : 30/01/2023 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/02/2023 Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkil davacı ve üstsoyu, İstanbul İli Çatalca İlçesi .... Mahallesi ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda 100 yıldan fazla süreden beri maliki ve içinde kalan "...." isimli işletmenin marka sahibi işletmecisi olduğunu, taşınmazın tapusu ve üzerindeki yapıya ilişkin Yapı Kayıt Belgesi müvekkil adına tescilli ve geçerli olduğunu, davalı idare, bir gün aniden yine müvekkile ait olan dava dışı komşu ... parsel sayılı taşınmazda aynı işletmenin devamı niteliğinde bulunan yapıyı, tapusu ve yapı kayıt belgesi olmasına rağmen ve usulüne uygun...
T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/308 Esas KARAR NO : 2023/27
DAVA : Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 29/12/2022 KARAR TARİHİ : 30/01/2023 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/02/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkil davacı ve üstsoyu, İstanbul İli Çatalca İlçesi .... Mahallesi ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda 100 yıldan fazla süreden beri maliki ve içinde kalan "...." isimli işletmenin marka sahibi işletmecisi olduğunu, taşınmazın tapusu ve üzerindeki yapıya ilişkin Yapı Kayıt Belgesi müvekkil adına tescilli ve geçerli olduğunu, davalı idare, bir gün aniden yine müvekkile ait olan dava dışı komşu ... parsel sayılı taşınmazda aynı işletmenin devamı niteliğinde bulunan yapıyı, tapusu ve yapı kayıt belgesi olmasına rağmen ve usulüne uygun kesinleşmiş bir yıkım kararı olmaksızın yıktığını, bu nedenle ... İdaresinin hukuka aykırı yıkım işlemi nedeniyle markası zarar gören müvekkilin zararının tazmini için bilirkişi raporuyla ortadan kalktıktan sonradan arttırılmak üzere şimdilik maddi tazminat olarak 2.000 TL, manevi tazminat olarak 2.000 TL bedelin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizce 05/01/2023 tarihli tensip zaptı ile davacı vekiline 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıkları Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesi uyarınca arabuluculuk tutanağını sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, verilen süre kesin olduğu için bu süre sonunda arabuluculuk tutanağını ibraz edilmediği takdirde bu yönde beyanda bulunma ve tutanak ibraz etme hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve bu hususta dava şartları yönünden inceleme yapılarak karar verileceği hususu ihtaratının yapıldığı, davacı vekiline 10/01/2023 tarihinde tebligatın yapılmasına rağmen bu hususta beyanda bulunmadığı veya arabuluculuk tutanağı ibraz etmediği anlaşılmıştır. TTK'nun 5/A md'sinde açıkça "dava açılmadan önce" arabuluculuğa başvurma şartının öngörülmüş olması, arabuluculuk dava şartının HMK'da sayılan dava şartlarından farklı ve özel bir dava şartı olarak düzenlenmesi; Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesinde arabuluculuk tutanağının dava dilekçesine eklenmemesi halinde bu hususta 1 haftalık kesin süre verileceğinin ve davanın usulden reddedileceğinin yer alması ve bu usulün HMK'da düzenlenen dava şartı yokluğunda izlenecek usulden farklı olması ve son tahlilde sonraki kanunun öncekine; özel kanunun genel kanuna göre uygulama önceliğinin olması genel prensipleri gereği arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartının sonradan tamamlanabilir nitelikte bulunmadığı aksi halin kabulünün, yani yargılama sırasında tamamlanabilir olduğunun kabulünün kanunun getirmek istediği değişikliğin özüne aykırı olacağı, kanunun amacının mümkün olduğunca dava yoluna gitmeksizin uy...