DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 07/05/2018 KARAR TARİHİ: 02/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ----- tarafından müvekkili şirket ve çek vasfını kaybetmiş evrakta ciranta olarak görünen bir kısım şirket aleyhinde----- sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, takibe konu edilen çek --------karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olup iş bu kararın kesinleştiğini, dolayısıyla takibe konu evrak kambiyo senedi niteliğini kaybetmiş olmakla takibin kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılması usulsüz olduğunu, çek üzerinde müvekkili şirket kaşesi üzerine atılı imza müvekkili şirket yetkilisinin eli ürünü olmayıp imza taklit edilmek...
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/526 Esas KARAR NO: 2023/203 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 07/05/2018 KARAR TARİHİ: 02/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ----- tarafından müvekkili şirket ve çek vasfını kaybetmiş evrakta ciranta olarak görünen bir kısım şirket aleyhinde----- sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, takibe konu edilen çek --------karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olup iş bu kararın kesinleştiğini, dolayısıyla takibe konu evrak kambiyo senedi niteliğini kaybetmiş olmakla takibin kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılması usulsüz olduğunu, çek üzerinde müvekkili şirket kaşesi üzerine atılı imza müvekkili şirket yetkilisinin eli ürünü olmayıp imza taklit edilmek suretiyle çek ciro edildiğini, müvekkili ile kendinden sonra ciranta görünen gerçek ve tüzel kişiler arasında herhangi bir ticari ve hukuki ilişki bulunmadığını, bu nedenle öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilerek --------sayılı icra takibinin müvekkil yönünden durdurulmasına, müvekkili şirketin menkul ve gayrı menkul mal varlığı ile banka hesaplarına konulmuş haciz ve bloke varsa söz konusu haciz ve blokelerin hüküm kuruluncaya kadar tedbiren kaldırılmasına, icra dosyasına yatırılan paranın alacaklı yana ödenmemesi hususunda tedbir kararı verilmesini, neticeten müvekkilinin ilgili çek ve icra takibi kapsamında borçlu olmadığının tespit edilmesine, müvekkili aleyhinde haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davalılardan---- takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icre inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı ---cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu söz konusu kambiyo evrakları olan çeki kendisinden bir önceki ciranta olan alacağına karşı almış ve diğer cirantaları ve keşideciyi hiçbir şekilde tanımamakta ve kanunen tanıması da gerekmediğini, davacının müvekkilinin borçlu olmadığına dair iddiası müvekkili yönünden Türk Ticaret Kanunu bağlamında hiçbir anlam ifade etmediğini, kambiyo evrakı olan çek bir ödeme aracı olup bir yönü ile nakit para yerine geçip soyut borç ikrarını içermekte olduğunu, dolayısı ile davacı ile kendisinden sonraki ciranta ile arasındaki hukuki ve ticari münasebet alacak ve borç ilişkisi müvekkilini etkilememekte olduğunu, müvekkilinin söz konusu takibe konu çekin meşru ve iyiniyetli hamili olduğunu, bunun aksinin düşünülmesi kambiyo evrakları ile ilgili hukuki düzenlemeler ve yasal mevzuatın inkarı anlamına geleceğini. davacının davaya konu çek ile ilgili olarak çekin kısa süre de birden çok ciroya maruz kalmasının kötü niyet karinesi olarak ileri sürülmesinin hukuk nezdinde hiçbir yasal dayanağı olmadığı...