Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 08/10/2019 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araç ile ... plakalı davalı sigorta şirketinin sigortalısı arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza çift taraflı olduğundan ... Plakalı aracın %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracının ise kazada kusuru bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanunu madde 99 "sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır" hükmünün yer aldığını, müvekkilinin davalı-borçlu sigorta şirketine...
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/589 Esas KARAR NO : 2023/134 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/09/2022 KARAR TARİHİ : 21/02/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 08/10/2019 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araç ile ... plakalı davalı sigorta şirketinin sigortalısı arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza çift taraflı olduğundan ... Plakalı aracın %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracının ise kazada kusuru bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanunu madde 99 "sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır" hükmünün yer aldığını, müvekkilinin davalı-borçlu sigorta şirketine başvuru yapmış olmasına rağmen sigorta şirketi kanunun emrettiği 8 iş günü içerisinde ödemekle zorunda olduğu tazminatın ödemediğini, sigorta şirketinin ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürümceme de bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gittiğini, tahsil edilmesi gereken tazminat alacaklarının yasal süresinde tahsil edilemediğini, bunun üzerine müvekkilince 13/12/2021 tarihinde 2021.E... sayılı dosyası ile hasar tazminatı talep edilmiş, dosya 20/04/2022 tarihinde K-2022/... numarasıyla müvekkilinin lehine kesin olarak karar verildiğini, müvekkili borcu tahsil etmek amacıyla 11/10/2019 tarihinde borçluyu temerrüde düşürmüş, ancak borcunu 06/05/2022 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas sayılı icra dosyası ile tahsil ettiğini, müvekkilinin davalıdan talep ettiği hasar tazminatının temerrüde düşürdüğü tarihteki alım gücü ile tahsil edeceği tarihteki alım gücünün aynı olmadığını ve ülkemizde yaşanan enflasyon, kur artışı sebepleriyle alacaklı müvekkilinin zararının temerrüt faizi ile karşılanmasının mümkün olmadığını, icra dosyasından tahsil edilen avans faizi ile alacaklı müvekkilinin zararının karşılar nitelikte bir bedel olmadığını beyan ederek; müvekkilinin alacağını zamanında tahsil edememesinden kaynaklanan belirsiz olan munzam zararının şimdilik 500,00 TL'sinin davalıdan avans faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davanın mahiyeti itibari ile belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, munzam zararın objektif değil, sübjektif bir zarar olduğunu ve kişiye/duruma göre değişiklik gösterdiğini, davacı taraf bir munzam zarara uğradığı iddiasında ise, bu durumda uğranılan zararın miktar olarak davacı tarafça tam olarak belirlenmesi gerektiğini, davacının davasını belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinin mümkü...