Mahkememizde görülmekte olan Şirkete Kayyım Atanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili ...'in davalı ... ile birlikte ... Özel Rehabilitasyon Merkezi Ltd. Şti isimli firmada hissedar olduklarını, davalı şirketin özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti veren özel eğitim ve öğrenim görmesi gereken çocukların eğitim aldığı okul olan bir kurum olduğunu, psikolog olan müvekkilinin 2021 tarihinde şirket payını önceki malik ...'ten devraldığını, davacı müvekkilinin hem yetkili olması hem de psikolog olması itibariyle üzerine düşen vazifeleri yerine getirdiğini, kurumun ilerlemesinin ve yükselmesini sağlamaya çalışmış olmasına rağmen işe başlamasının ardından kısa bir süre sonra diğer şirket ortağı olan davalı ... ve davalının eşi ... ve çocuğu tarafından tehdit hakaret ve baskılara maruz bırakıldığını,...
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/946 KARAR NO : 2023/149
DAVA : Şirkete Kayyım Atanması DAVA TARİHİ : 21/11/2022 KARAR TARİHİ : 03/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan Şirkete Kayyım Atanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili ...'in davalı ... ile birlikte ... Özel Rehabilitasyon Merkezi Ltd. Şti isimli firmada hissedar olduklarını, davalı şirketin özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti veren özel eğitim ve öğrenim görmesi gereken çocukların eğitim aldığı okul olan bir kurum olduğunu, psikolog olan müvekkilinin 2021 tarihinde şirket payını önceki malik ...'ten devraldığını, davacı müvekkilinin hem yetkili olması hem de psikolog olması itibariyle üzerine düşen vazifeleri yerine getirdiğini, kurumun ilerlemesinin ve yükselmesini sağlamaya çalışmış olmasına rağmen işe başlamasının ardından kısa bir süre sonra diğer şirket ortağı olan davalı ... ve davalının eşi ... ve çocuğu tarafından tehdit hakaret ve baskılara maruz bırakıldığını, bu süreçte şirkete ait banka hesaplarının kullanımı ve şifrelerinin davalının kullanımında olduğunu, davalı yanın keyfince harcamalar yaptığını, müvekkilinin maaş-ücret-huzur hakkı ve diğer tüm yasal ödemelerinin hiçbirisinin yapılmadığını, davalı tarafından hakaretlere sözlü ve fiziksel saldırılara maruz bırakıldığını, bu durumların savcılığa intikal ettiğini, davacının bilgi edinme hakkının engellendiğini, davalının haksız ve kötü niyetli işlemleri sebebi ile müvekkilinin davalıya güveni kalmadığını ileri sürerek, öncelikle şirketin ortağı, müdürü ve yetkilisi olan davalının tüm yetkilerinin kaldırılmasına, şirketi idare ve temsil edecek kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde; davacının 28.05.2021 tarihinde eski hissedardan % 50 hisseyi satın aldığını, davacı ve davalının %50'yer oranda ortak olduklarına, davacının kanunen şirket hesabına aktarması gereken ayni veya nakdi sermaye ödeme borcunu yerine getirmediğini, davacının yerine getirmesi gereken görevlerin hiçbirini yerine getirmediğini, personellerin hepsi ile tartışmaya girdiğini, kira borçlarını ödemediğini, davacının hissedar olarak şirkete gelmesinden sonra şirketin her sene zarar ettiğini, taraflar arasında savcılığa intikal eden olaylar yaşandığını, davacının çıkma payını kendisine ödenmesini istediğini, ancak davacının şirkete borcu olduğu için bu isteğinin kabul edilmediğini, davacının senet düzenleyerek de şirketi borçlandırdığını, senedin şirket hesaplarına girilmediğini, davacının şirketi iflasa sürüklemeye çalıştığını, davacı hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek, davacının müdürlük yetkilerinin kısıtlandırılmasını isteyerek, davanın reddini savunmuştur. Yargılama devam ederken, davacılar vekilinin 28/02/2023 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini bildirdiği, vekaletnamesinden feragate yetkili olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin ...