Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti. ve ortakları ... ve ... sahibi oldukları taşınmaz da Gümrük Bakanlığı'na bağlı antepoculuk faaliyetinde bulunduklarını, daha evvel kiracıları antrepoculuk izni olduğu için fiili yerlerine izin verildiğini, ancak antrepo işletmeciliği yapacak şirketin geçmişinin en az 2 yıllık olması ve ödenmiş sermayesinin yüksek olması şartı arandığını, bunun üzerine eski faaliyette bulunulan bir şirket devralınarak 500 TL'lik sermayesi mevzuata uydurularak artmış gösterildiği, bu sermeye artışları mevzuat değiştikçe artırılmaya devam edildiği, esasen gümrüklü depolama hizmeti veren müvvekkil davalı ... Ltd. Şti. nin gözüken işletme sermayesine ticari olarak ihtiyacı olmadığını, muhasebe kayıtlarından...
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/742 Esas KARAR NO : 2022/806
DAVA : Tespit davası DAVA TARİHİ : 15/06/2021 KARAR TARİHİ : 22/08/2022 K.YAZIM TARİHİ : 23/08/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti. ve ortakları ... ve ... sahibi oldukları taşınmaz da Gümrük Bakanlığı'na bağlı antepoculuk faaliyetinde bulunduklarını, daha evvel kiracıları antrepoculuk izni olduğu için fiili yerlerine izin verildiğini, ancak antrepo işletmeciliği yapacak şirketin geçmişinin en az 2 yıllık olması ve ödenmiş sermayesinin yüksek olması şartı arandığını, bunun üzerine eski faaliyette bulunulan bir şirket devralınarak 500 TL'lik sermayesi mevzuata uydurularak artmış gösterildiği, bu sermeye artışları mevzuat değiştikçe artırılmaya devam edildiği, esasen gümrüklü depolama hizmeti veren müvvekkil davalı ... Ltd. Şti. nin gözüken işletme sermayesine ticari olarak ihtiyacı olmadığını, muhasebe kayıtlarından ve bilirkişi incelemesinden de anlaşılacağı üzere mevzuaten zorunlu olan ve zamanla arttırılan şirket sermayesi hiçbir zaman ticari faaliyette kullanılmadığını, işletmeye sokulmadığı hatta gelir getirmesi için bankaya da yatırılmadığı, şirketin ödenmiş sermayesi kasada tutuluyor gösterildiği, ticari bir işletmenin nakit parayı hiç getirisi olmayan kasa da tutması ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sermaye artışı ile gelmiş gözüken nakit para esasen şirkete sokulmadığını, yani sermaye girişi ve çıkışı işlemi yapılmamış ve şirket kasasında para bulunmadığı, bu konuda dosyada mübrez özel mali rapordan da belli olduğu, bilirkişi incelemesiyle de bu hususun kesinleşeceği, sermaye hareketinin ve kasada para bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Karşı davacı/davalılar yaptıkları işlemlerin muvazaalı olduğunu ve yapmış oldukları bu muvazaalı işleminde mahkemenizce tespitini talep ettiğini, davalılar/karşı davacı tarafından şirketin kasasından alınan nakit para inkar edilmekte, Ticaret Sicil Gazetesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları yok farzedilmekte ve tüm resmi evrakların varlığı inkar edilmekte olduğu, bu inkar etme işlemine dayanak olarak ise bu işlemlerin devletin yetkili makamlarının yanıltılması amacı ile kendileri tarafından muvazaalı olarak yapıldığından bahsedilmekte, hatta son minvalde davalılar olayın hukuk yargılamasının ciddiyetine ters düşecek şekilde mahkemenizden yapılan muvazaalı işlemlerin muvazaalı olduğu yönünde tespit yapmasını talep ettiğini, davalılara 'Kimse kendi muvazaasına dayanamaz' ilkesinin hali hazırda pozitif hukukumuzda var olduğunu, karşı davacı/davalıların asıl davaya karşı savunma olarak ileri sürdükleri hususlar ve karşı davalarını ikame etmeleri açıkça Medeni Kanunun 2. madddesinde belirtilen dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, karşı davacı/davalılar kendi oluşturdukları hukuks...