Belediyece işletildiği anlaşılan plajda yine belediyece yapılan beton setten atlayışların önlenmesi ve denetlenmesinin ilgili idarenin üstlendiği kamu hizmetinin doğal sonucu olduğu hakkında.
Danıştay 8. Daire E.2011/4319 K.2015/7685 T. 17/09/2015 BELEDİYE TAM YARGI BELEDİYECE İŞLETİLDİĞİ ANLAŞILAN PLAJDA YİNE BELEDİYECE YAPILAN BETON SETTEN ATLAYIŞLARIN ÖNLENMESİ VE DENETLENMESİNİN İLGİLİ İDARENİN ÜSTLENDİĞİ KAMU HİZMETİNİN DOĞAL SONUCU OLDUĞU HAKKINDA. 2709/md. 125 İstemin Özeti :Bursa 2. İdare Mahkemesinin 29/09/2010 gün ve E:2008/816, K:2010/600 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanun?un 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi: Hilal AKTEMUR DERMANCIOĞLU Düşüncesi : İstemin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava, davacının 21.07.2005 gününde davalı belediyece işletilen plajda, yine belediyece yapılan beton set şeklindeki dalgakırandan denize atlamaya çalışırken, arkadaşının itmesi sonucu, dengesiz bir şekilde düşmesi üzerine kuma çakılıp, boyundan aşağısının felç olmasına ilişkin olayda idarenin hizmet kusurunun olduğu öne sürülerek 1.000 TL maddi ve 30.000TL manevi tazminatın olay tarihiden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, davacının felç olmasına yol açan olayda kendisini iten arkadaşına karşı Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2007- 727 esas numarasında açılan tazminat davasında yer alan bilirkişi raporunda, olayın meydana gelmesinde idareye yüklenilen bir kusurun tespit edilmediği gibi, dosyadaki tanık ifadelerinde tazminata konu zararın arkadaşının kendisi itmesi üzerine meydana geldiği, dolayısıyla idarenin zararın meydana gelmesinde herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı sonucuna varıldığı, davacının hizmet kusurunu dayandırdığı söz konusu sahilde gerekli ikaz tabelalarının bulunup bulunmamasının, zararın meydana gelmesinde belirleyici bir unsur olmadığı gibi zararın meydana gelmesinde temel etkenin davacıyı denize arkadaşının itmesi olayı oluşturduğundan, davacının bu yöndeki iddialarına itibar edilmediği, bu durumda, davacının felç olmasına yol açan olayda idareye yüklenebilecek her hangi bir hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Anayasa?nın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işleminden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdarenin kamu hizmetinin yürütülmesinden doğan zarardan sorumlu tutulmasını gerektiren kurumlardan biri hizmet kusuru olup genel olarak bir kamu hizmetinin kuruluş ve işleyişinde aksaklık ve bozukluk olarak ifade edilmektedir. İdarenin hukuki sorumluluğunun bir sonucu olan tam yargı davalarındaki amaç, idarenin bir eylemi ya da işlemi nedeni ile uğranılan zararın giderilmesidir. Bu türden bir uyuşmazlık çözümlenirken kesin ve gerçek bir zarar oluşup oluşmadığı ve bu zararın idari hizmetin eksik ya da kusurlu işlemesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. İlgilisinin, zararın varlığını, nedenleri ve miktarı ile birlikte belgel...