Bazı yan dallarda, yan dalın bağlı olduğu ana dalda uzman olan tabiplerden, ilgili yan dalda yaptığı çalışmaları belgeleyenlere yan dal uzmanlık belgesi verilmesine ilişkin düzenlemeyi içeren tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi yönetmeliğinin geçici 10.maddesinin 1.fıkrasında yer alan; "bağlı ana dalda uzman olduktan sonra" ibaresinde hukuka aykırılık görülmediği hakkında.
Danıştay 8. Daire E. 2009/7835 K.2009/0000 T. 11.1.2010 EL CERRAHİSİ YAN DAL UZMANLIK BELGESİ VERİLMESİ BAĞLI ANA DALDA UZMAN OLMA BAZI YAN DALLARDA, YAN DALIN BAĞLI OLDUĞU ANA DALDA UZMAN OLAN TABİPLERDEN, İLGİLİ YAN DALDA YAPTIĞI ÇALIŞMALARI BELGELEYENLERE YAN DAL UZMANLIK BELGESİ VERİLMESİNE İLİŞKİN DÜZENLEMEYİ İÇEREN TIPTA VE DİŞ HEKİMLİĞİNDE UZMANLIK EĞİTİMİ YÖNETMELİĞİNİN GEÇİCİ 10.MADDESİNİN 1.FIKRASINDA YER ALAN; "BAĞLI ANA DALDA UZMAN OLDUKTAN SONRA" İBARESİNDE HUKUKA AYKIRILIK GÖRÜLMEDİĞİ HAKKINDA. İstemin Özeti: 18.07.2009 tarih ve 27292 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin "Bazı yan dallarda uzmanlık belgesi verilmesi" başlıklı Geçici 10.maddesinin 1.fıkrasında yer alan; "bağlı ana dalda uzman olduktan sonra" ibaresinin; yetişmiş insan gücünden faydalanmak için ihdas edilen Geçici 10. maddenin amacına aykırı olarak El Cerrahisi alanında yetkin olan genel cerrahların yan dal uzmanlık belgesi almasını engellediği, ülkemizde el cerrahisinin gelişiminde genel cerrahların payının büyük olduğu ve bu tıp disiplininin ülkemizdeki öncüleri arasında genel cerrahlarında bulunduğu, bu düzenleme ile El Cerrahisi alanında yeterliliği bulunan davacı gibi genel cerrahların El Cerrahisi alanında uygulama yapamayacağı ve bu duruma yol açan düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olduğu ileri sürülerek iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir. Savunmaların Özeti: Dava konusu Yönetmeliğin bir bütün olarak; yargı kararlarının gözetilmesi, ilgili bilim çevrelerinden görüş alınması, dünyadaki uygulamanın izlenmesi ve bilimsel gerekliliklerin ön plana alınması suretiyle düzenlendiği, Yönetmeliğin hazırlanmasında görev alan Tıpta Uzmanlık Kurulu üyelerinin uzmanlık eğitimi veren kurumlar bazında temsil ilkesi esas alınarak belirlendiği, tek tek uzmanlık alanı gözetilerek Kurul oluşturulmasının fiilen mümkün olmadığı ve bunun bir eksiklik olarak nitelenemeyeceği, ayrıca Kurul'un konusunda uzman kişilerden oluşacak allt komisyonlar ile bu konuda gerekli bilimsel çalışmalar yapmasının mümkün olduğu, ana dal - yan dal belirlenmesine ilişkin hukuki durumun 1219 sayılı Yasa ve ilgili mevzuat ile idarelere tanınmış yetki alanında ve takdir hakkı kapsamında olduğu, Yönetmeliğin Ek çizelgelerinde ve geçici maddelerinde yer alan düzenlemelerin ülkenin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde ve tıp alanındaki gelişmelere paralel olarak yapıldığı belirtilerek yürütmenin durdurulması isteminin ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi? Düşüncesi : Belli bir tıp disiplininde, uzmanlık eğitimi alan tabiplerin, kendi uzmanlık alanlarında bulunan görece daha dar kapsamlı bir konuda derinleşmesini ifade eden yan dal eğitiminin, yan dalın bağlı olduğu ana dal uzmanlarınca görülmesi ve dolayısıyla yan dal uzmanlık eğitiminin bir sonucu olan yan dal uzmanlık belgesinin de; istisnai bir şekilde dahi olsa ancak yan dalın bağlı bulunduğu ana dalda uzmanlığı bulunan tabiplere verilmesi ...