Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili,--- şirketin fesih ve tasfiye sonunda ticaret sicilinden terkin olunduğunu, davacı müvekkilinin bu şirketin ortaklarından biri olduğunu; ancak daha sonra şirketin--- parselin maliki olduğunun ortaya çıktığını, tasfiye anında bu taşınmazların sehven atlandığını, tasfiyeye sokulmadığını; bu nedenle ek bir tasfiye yapılarak bu taşınmazların satışının ya da değerlendirilmesinin gerekeceğini belirterek, şirketin bu amaçla ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı---vekili, davanın ek tasfiye davası olduğunu, ihyası istenen şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan davacının bizzat bu şirketin tasfiyesini tamamlayarak ticaret siciline tescili için başvurduğunu; onun başvurusu üzerine şirketin sicilden terkin edildiğini; ticaret sicilin tasfiye sonucu terkin...
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/412 Esas KARAR NO:2022/680
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ:01/06/2022 KARAR TARİHİ:20/10/2022 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili,--- şirketin fesih ve tasfiye sonunda ticaret sicilinden terkin olunduğunu, davacı müvekkilinin bu şirketin ortaklarından biri olduğunu; ancak daha sonra şirketin--- parselin maliki olduğunun ortaya çıktığını, tasfiye anında bu taşınmazların sehven atlandığını, tasfiyeye sokulmadığını; bu nedenle ek bir tasfiye yapılarak bu taşınmazların satışının ya da değerlendirilmesinin gerekeceğini belirterek, şirketin bu amaçla ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı---vekili, davanın ek tasfiye davası olduğunu, ihyası istenen şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan davacının bizzat bu şirketin tasfiyesini tamamlayarak ticaret siciline tescili için başvurduğunu; onun başvurusu üzerine şirketin sicilden terkin edildiğini; ticaret sicilin tasfiye sonucu terkin isteminde geniş bir denetim yetkisinin bulunmadığını, ihya sebebi olarak gösterilen taşınmazların---tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını; bu tür taleplerde sadece şirketin atanan tasfiye memuru tarafından tasfiyesinin tamamlanıp tamamlanmadığı, onun tarafından terkin için başvurulup başvurulmadığı hususlarıyla sınırlı bir denetim yetkilerinin bulunduğunu, bu nedenle aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti de hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, TTK 547 madde gereğince açılan ek tasfiye davasıdır.İhyası istenen şirket --- tarihinde fesih ve tasfiye kararı almış, kendi tasfiyesini tamamlamış, --- sicilden terkin için başvurmuş ve--- tarihinde de sicilden terkin edilmiştir.Şirketin kayıtları incelendiğinde, iki ortağının bulunduğu, bu ortaklardan birinin davacımız olduğu ve--- şirketinde davacımızın adıyla kayıtlı olduğu; diğer ortağın ---olduğu; davacımızın aynı zamanda şirketin yetkilisi ve --olmasından dolayı iş bu davanın bizzat --- tarafından açılan ek tasfiye davası olduğu; hal böyle olunca, tasfiye memurunun davalı olarak yer almasının mümkün olmadığı; zira davacı olarak davayı açan olduğu belirlenmiş; Getirtilen tapu kayıtlarından taşınmazların her ikisinin de davacı adına kayıtlı olduğu belirlenmiş; davanın TTK 547. Maddede düzenlenen dava olduğu, bu nedenle TTK geçici 7. Madde gereğince açılacak ihya davalarındaki süreye tabi olmadığı nazara alınarak; Bir şirketin tasfiyesinde değerlendirilmeyen taşınmazların bilahare ortaya çıkması halinin ek tasfiye için haklı bir sebep olduğu değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiş;Ancak, tasfiye sonunda sicilden terkin edilmede --- herhangi bir kusurunun bulunmadığı, zaten davacı vekili tarafından da yargılama gideri ve vekalet ücreti istenmediği nazara alınarak davalı aleyhine yargılama gider ve vekalet ücretinden dolayı hüküm oluşturulmamış, aşağıdaki karar tesis olunmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıkla...