Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ... İli, ... İlçesi, ... D-... Karayolu üzerinde, ... Köprüsü kavşağına yapılacak ... Benzin İstasyonu ile ilgili olarak, 16/09/2015 tarihli Özel İmar Planlamasına Esas Hizmet Sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme kapsamında müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak, yapılan ihtara rağmen davalının sözleşme gereği 1.000.000 USD ödeme sorumluluğunu yerine getirmediği ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle 1.000.000 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya dayanak sözleşmedeki imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, davacı tarafı tanımadıklarını, davacı tarafça...
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/260 Esas KARAR NO :2022/891
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:09/04/2021 KARAR TARİHİ:20/10/2022
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ... İli, ... İlçesi, ... D-... Karayolu üzerinde, ... Köprüsü kavşağına yapılacak ... Benzin İstasyonu ile ilgili olarak, 16/09/2015 tarihli Özel İmar Planlamasına Esas Hizmet Sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme kapsamında müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak, yapılan ihtara rağmen davalının sözleşme gereği 1.000.000 USD ödeme sorumluluğunu yerine getirmediği ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle 1.000.000 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya dayanak sözleşmedeki imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, davacı tarafı tanımadıklarını, davacı tarafça müvekkili şirkete verilmiş herhangi bir hizmet olmadığını, ayrıca bahse konu iş ile ilgili vekalet ile yapılması gerektiğini, müvekkili tarafından verilmiş herhangi bir vekaletname de bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Dava; taraflar arasında yapıldığı ileri sürülen hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf, sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ancak, ödemenin yapılmadığını ileri sürmüş; davalı taraf ise, taraflar arasında yapılmış herhangi bir sözleşme veya sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davacıdan herhangi bir hizmet alınmadığını, davaya dayanak sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkililerine ait olmadığını savunmuştur. Kural olarak, hizmet alım sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. 6100 sayılı HMK'nın 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan davalının veya Onun adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan teslim belgesi, irsaliyeli fatura, ile de sözleşme ilişkisinin ispatı mümkündür. Ayrıca yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ikrar, yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir. Tüm bu delillerle de sözleşme ilişkisi ispatlanmış değilse HMK'nın 200. maddedeki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati ...