Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2019/340 K. 2021/234

E. 2019/340K. 2021/2344 Kasım 2021
bilirkişi raporuanonim şirketbilirkişi incelemesi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin 21.07.2010 tarihinde kanun ile kurulmuş bir devlet üniversitesi olduğunu, isminin "........ " markası olarak tescil edilmesi için ilk olarak 24.02.2012 tarihinde ....... başvuru numarası ile Türk Palent ve Marka Kurumu'na müracaatta bulunduğunu, bahse konu müracaata ilişkin yayına davalı tarafından itiraz edildiğini ve bu itirazın TPMK tarafından kabul edilerek başvurunun işlemden kaldırıldığını, müvekkilinin 07/02/2013 tarihinde ....... başvuru numarası ile "........ Üniversitesi" ibaresinin marka olarak tescili için yeniden başvuruda bulunduğunu, başvurunun davalının ....... tescil numaralı markası gerekçe gösterilerek TPMK tarafından reddedildiğini, ret kararına itirazının nihai olarak reddedilmesi üzerine...

Karar Metni

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/340 KARAR NO : 2021/234

DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 25/10/2019 KARAR TARİHİ : 04/11/2021 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/11/2021 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin 21.07.2010 tarihinde kanun ile kurulmuş bir devlet üniversitesi olduğunu, isminin "........ " markası olarak tescil edilmesi için ilk olarak 24.02.2012 tarihinde ....... başvuru numarası ile Türk Palent ve Marka Kurumu'na müracaatta bulunduğunu, bahse konu müracaata ilişkin yayına davalı tarafından itiraz edildiğini ve bu itirazın TPMK tarafından kabul edilerek başvurunun işlemden kaldırıldığını, müvekkilinin 07/02/2013 tarihinde ....... başvuru numarası ile "........ Üniversitesi" ibaresinin marka olarak tescili için yeniden başvuruda bulunduğunu, başvurunun davalının ....... tescil numaralı markası gerekçe gösterilerek TPMK tarafından reddedildiğini, ret kararına itirazının nihai olarak reddedilmesi üzerine Ankara ...... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde ...... Esas sayılı dosyası ile davanın açıldığını, Mahkemece YİDK'nın ...... sayılı kararının iptal edildiğini ve Yargıtay ....... Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiğini, müvekkilinin davalının 2013 tarihli "........ Üniversitesi markasının tescil başvurusundan üç yıl önce kanun ile kurulduğunu, kendisine kanun ile verilen ........ Üniversitesi adının marka olarak çok geniş bir coğrafyada tanındığını, müvekkili üniversite tarafından ilgili eğitim-öğretim faaliyetlerinin icrası yoluyla sağlandığını, İstanbul Anadolu yakasında kurulan ....... üniversitesi olduğu için kamuoyu tarafından ilgiyle izlendiğini, söz konusu eğitim - öğretim faaliyetleri kapsamında müvekkilinin kuruluşu olan 2010 yılından itibaren tanıtım yayınlarında, eğitim araçlarında, web sitesinde, katıldığı tüm konferans. seminer, toplantı vs. faaliyetlerde bu marka ve logoyu kullanarak işbu markanın yerli ve yabancı kamuoyunda Üniversite ile bütünleşmiş bir değer olarak algılanmasını sağladığını, "....... Üniversitesi ibaresinin marka olarak tescilinin ilk olarak müvekkili tarafından talep edildiğini, müvekkilinin gerçek (önceye dayalı) hak sahibi olduğu hususunun Ankara ....... Fikri ve Sınaf Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosyasında verdiği kesinleşen karar ile sabit olduğunu, kamuya mal olmuş kamu kuruluşlarının isimlerinin özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri adına marka olarak tescil edilemeyeceğini, davalının "........ Koleji, ........ Üniversitesi ve ....... Üniversitesi ibareli markalarını 5 yıldır kullanmadığı için de markaların hükümsüz kılınmaları gerektiğini, şirketlerin Anayasa'nın 130. maddesi uyarınca üniversite kurmalarının yasak olduğunu, bu itibarla davalı şirket tarafından tescil edilen ........ Üniversitesi ve .... Üniversitesi ibareli markaların fiilen de kullanılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin ...