Vergi alacağının doğduğu dönemde kanuni ödevleri yerine getirme hususunda yetki ve sorumluluğu bulunmayan davacının, vergi usul kanununun 10. maddesi uyarınca, kanuni temsilci sıfatıyla, ödeme emri ile takibinde hukuka uyarlık bulunmadığından, bu husus dikkate alınmadan verilen mahkeme kararında isabet görülmediği hakkında.
7. Daire 2008/917 E. , 2011/233 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2008/917 Karar No : 2011/233 Temyiz İsteminde Bulunan : Vekili : Av. Karşı Taraf : İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı İstemin Özeti : Davacı adına, yönetim kurulu üyeliğinde bulunduğu ...Spor Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketinin ödenmeyen 2001 yılı Ağustos dönemine ait damga vergisi borcunun tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10'uncu maddesinde kanuni temsilcilerin vergi alacağından sorumluluğunun, alacağın vergi yükümlüsü ya da sorumlusunun varlığından tamamen veya kısmen tahsiline olanak bulunmadığının tespitine ve kanuni temsilcilerin vergilendirme ile ilgili ödevleri yerine getirmemeleri koşuluna bağlandığı; olayda, davacı iddialarının araştırılması ve borçlu Şirketin isim hakkı satış bedelinin, vergi borçlarını karşılayıp karşılamadığının tespiti amacıyla verilen ara kararı uyarınca Tasarruf Mevduatı Fonunca gönderilen cevabi yazıdan, ...Spor Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketinin, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmediği, sadece Kurumun borçlusu olduğu, Kurum tarafından, Şirketin mal, hak ve varlıklarının haczedilerek 1.305.000 lira bedelle satıldığının anlaşıldığı, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tasil Usulü Hakkında Kanunun 75'inci maddesine göre borçlunun haczi caiz malı olmadığı veya bulunan malların satış bedelinin borcu karşılamadığı takdirde borçlunun aciz halinde sayılacağı düzenlendiğinden, mal, hak ve varlıklarının satış bedeli olan 1.305.000 liranın, 13.006.339,24 lira tutarındaki vergi borcunu karşılamasına olanak bulunmayan Şirketin aciz halinde olduğu sonucuna varıldığı; bu bakımdan, 7.1.1999-6.10.2003 tarihlerinde Şirket ortağı ve kanuni temsilcisi olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden ... Vergi Mahkemesinin ... gün ve E:...; K:... sayılı kararının; Şirketin paraya dönüştürülebilecek mal varlığının bulunması nedeniyle, düzenlenen aciz fişinin hukuken geçerli olmadığı; kendisinin, vergi alacağının doğduğu dönemde, Şirketin kanuni ödevlerini yerine getirme hususunda yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi : Dosyanın incelenmesinden; davacının vergi alacağının doğduğu dönemde, yönetim kurulu üyesi olmakla birlikte, Şirketi temsil ve ilzam yetkisini haiz olmadığı anlaşılmakla, kanuni temsilci sıfatının bulunmadığı nazara alınmadan verilen mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'in Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbir...