Vergi ve buna bağlı alacaklarda kanuni temsilcilerin takibi için uygulanacak madde, özel hüküm olan vergi usul kanununun 10. maddesi olup, 6183 sayılı kanunun 35. maddesi ancak diğer amme alacakları için uygulanabileceğinden, kanuni temsilcisi olduğu anonim şirketin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına, anılan madde hükmüne göre düzenlenen ödeme emirlerinde yasal isabet bulunmadığı hk.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E. 2006/27 K. 2006/174 T. 16.6.2006 ÖDEME EMRİ VERGİ VE BUNA BAĞLI ALACAKLARDA KANUNİ TEMSİLCİLERİN TAKİBİ İÇİN UYGULANACAK MADDE, ÖZEL HÜKÜM OLAN VERGİ USUL KANUNUNUN 10. MADDESİ OLUP, 6183 SAYILI KANUNUN 35. MADDESİ ANCAK DİĞER AMME ALACAKLARI İÇİN UYGULANABİLECEĞİNDEN, KANUNİ TEMSİLCİSİ OLDUĞU ANONİM ŞİRKETİN ÖDENMEYEN VERGİ BORÇLARININ TAHSİLİ AMACIYLA DAVACI ADINA, ANILAN MADDE HÜKMÜNE GÖRE DÜZENLENEN ÖDEME EMİRLERİNDE YASAL İSABET BULUNMADIĞI HK. 213/md. 10 6183/md. 35 Temyiz Eden: .... Vekili: Av. .... Karşı Taraf: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: Ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğu anonim şirkete ait vergi borçlarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Yasanın mükerrer 35 inci maddesi uyarınca davacı adına ödeme emirleri düzenlenmiştir. .... Vergi Mahkemesi 20.6.2002 günlü ve E: 2001/2254, K: 2002/817 sayılı kararıyla; ... Sanayi ve Ticaret Odası Ticaret Sicili Memurluğunun 21.5.2002 tarihli yazısından davacının 26.7.1994 ila 2.1.1999 tarihleri arasında şirketin yönetim kurulu başkanı ve münferit imzası ile şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğunun anlaşıldığı, bu durumda şirketten tahsil imkanı bulunmayan vergi borçlarından şirketin kanuni temsilcisi olan davacının sorumlu tutularak adına ödeme emirleri düzenlemesinde yasaya aykırılık bulunmadığı, diğer yandan ödeme emirlerine 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35 inci maddesi yazılmış olmasının şirketin kanuni temsilcisinin Vergi Usul Kanununun 10 uncu maddesinden doğan sorumluluğunu kaldırmayacağı gibi bu durumun ödeme emirlerinin iptalini gerektirecek nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle, davayı reddetmiştir. Yükümlünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü ve Dokuzuncu Daireleri müşterek kurul halinde verdikleri 20.2.2004 günlü ve E: 2002/3612, K: 2004/401 sayılı kararıyla; 6183 sayılı Kanunun tüm amme alacaklarının tahsil usulünü düzenlemiş olması karşısında mükerrer 35 inci maddenin vergi ve buna bağlı alacaklar için de uygulanabileceği düşünülebilir ise de, Vergi Usul Kanununun 10 uncu maddesinin 2 nci fıkrasının vergi ve buna bağlı alacaklarla ilgili özel hükmü karşısında, vergi ve buna bağlı alacaklarda mükerrer 35 inci maddenin uygulanması olanağı bulunmadığı, nitekim maddenin gerekçesinde Vergi Usul Kanununun 10 uncu maddesine yapılan gönderme ile, mükerrer 35 inci maddenin "diğer amme alacakları" için getirildiği belirtilmekle de ayrı ve paralel bir düzenlemeye gidildiğinin belli edildiği, bu durumda, vergi ve buna bağlı alacaklarda kanuni temsilcilerin takibi için uygulanacak madde özel hüküm olan Vergi Usul Kanununun 10 uncu maddesi olup, 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35 inci maddesinin ise ancak diğer amme alacakları için uygulanabileceği, kanuni temsilcinin vergi ve buna bağlı alacaklar için 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35 inci maddesi uyarınca takibinin mümkün bulunmadığı, gerekçesiyle kararı bozmuştur. Bozma kararına uymayan .... Vergi Mahkemesi 1.7.2005 günlü ve E: 2005/857, K: 2005/622 sayılı kara...