Tüzel kişilerin kanuni temsilcileri tarafından vekaletname verilmesi durumunda, avukatla şirketi temsil eden kanuni temsilci arasında değil, avukatla davacı şirket arasında kurulmuş olan bir hukuki ilişki söz konusu olacağından; bu hukuki ilişkiyi sonlandırabilecek durumlardan biri bulunmadığı sürece, vekalet akdinde imzası bulunan kanuni temsilcinin bu sıfatının devam edip etmediğine bakılmaksızın, bu akitten kaynaklanan hukuki ilişkinin varlığını sürdürdüğünün kabulü gerektiği hakkında.
Danıştay 7. Daire E. 2008/5114 K. 2009/1342 T. 9.3.2009 VEKALET İLİŞKİSİNİN SONA ERMESİ TÜZEL KİŞİLERİN KANUNİ TEMSİLCİLERİ TARAFINDAN VEKALETNAME VERİLMESİ DURUMUNDA, AVUKATLA ŞİRKETİ TEMSİL EDEN KANUNİ TEMSİLCİ ARASINDA DEĞİL, AVUKATLA DAVACI ŞİRKET ARASINDA KURULMUŞ OLAN BİR HUKUKİ İLİŞKİ SÖZ KONUSU OLACAĞINDAN; BU HUKUKİ İLİŞKİYİ SONLANDIRABİLECEK DURUMLARDAN BİRİ BULUNMADIĞI SÜRECE, VEKALET AKDİNDE İMZASI BULUNAN KANUNİ TEMSİLCİNİN BU SIFATININ DEVAM EDİP ETMEDİĞİNE BAKILMAKSIZIN, BU AKİTTEN KAYNAKLANAN HUKUKİ İLİŞKİNİN VARLIĞINI SÜRDÜRDÜĞÜNÜN KABULÜ GEREKTİĞİ HAKKINDA. 2577/md. 3 , 14 1136/md. 163 Temyiz İsteminde Bulunan : ... Limited Şirketi Vekili: Av. ... Karşı Taraf: Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı adına İzmir Gümrük Müdürlüğü İstemin Özeti: Davacı adına tescilli 16.1.2003 gün ve 2571 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamı eşya nedeniyle yapılan gümrük ve katma değer vergileri ek tahakkukuna vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davanın; dava dilekçesi ekinde yer alan imza sirkülerine göre, davacı Şirket ortaklar kurulunun 8.5.1996 tarih ve 1996/1 sayılı kararıyla, ... adlı kişinin 10 yıl süreyle Şirketi münferiden temsile yetkili olduğunun belirtildiği; davanın açıldığı 16.2.2007 tarihi itibarıyla anılan kişinin temsil yetki süresi dolduğundan, bu yetkinin belirtilen tarihte devam edip etmediğini gösteren imza sirküleri eklenmek suretiyle yeniden dava açılmak üzere dilekçenin reddi yolunda verilen Mahkemelerinin 21.2.2008 gün ve E:2007/185; K:2008/177 sayılı kararı üzerine yenilenen dava dilekçesinde de aynı yanlışlıkların yapıldığı gerekçesiyle, İdari Yargılama Usulü Kanununun 15'inci maddesinin 5'inci fıkrası uyarınca reddi yolundaki İzmir Üçüncü Vergi Mahkemesinin 15.5.2008 gün ve E:2008/641; K:2008/656 sayılı kararının; davanın, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca geçerli olan vekaletnameye dayanılarak açıldığı ve vekaletnamenin azil oluncaya kadar muteber olduğu; vekalet ilişkisinin kurulduğu dönemde, Şirket müdürü olarak görev yapan ...'un, davanın açıldığı tarihte bu görevinden ayrılmış olmasına karşın, ortaklık sıfatının devam etmesi nedeniyle, Türk Ticaret Kanununun limited şirketler ile ilgili hükümleri uyarınca temsile yetkili olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Tetkik Hakimi '''''''''. ün Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin l inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemi reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ''''''.. Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin l inci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddeye yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının ...