DAVACININ TALEBİ : Davacı taraf dava dilekçesinde, davacıların müteveffa babaları ... ve anneleri ...'un vefatı sebebiyle miras yoluyla davalı şirkette hisse sahibi olduklarını, pay oranlarının toplamda %34'e ulaştığını, şirket adına kayıtlı bir fabrika arazisinin ortakların anlaşmasıyla kiraya verilmesine rağmen davacıların kira paylarının ödenmediğini, bu sebeple muris ...'un sağlığında bir dava açmış olduğunu, keza şirkete ait bir taşınmazın satılmasına rağmen davacı ortakların paylarının ödenmediğini, ... ve kardeşi Hüseyin Surgun'un ortak ticari faaliyetinin adi ortaklıkla başladığını, sonradan şirket kurulduğunu, murisin vefatından sonra da kiraya verilen taşınmazdan elde edilen gelirlerin davacılara ödenmediğini, kiranın ödenmemesi gerekçesi olarak gerçekte olmayan masraflar gösterildiğini, vergi dairesine beyan edilenden daha yüksek kira alındığını, bu ve benzer sebeplerle...
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/399 KARAR NO : 2019/43
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... - T.C. N: ... 2- ... - T.C. N.... 3- ... - T.C. N. ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... ... VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Ticari Şirket DAVA TARİHİ : 20/03/2018 KARAR TARİHİ : 16/01/2019 Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında, DAVACININ TALEBİ : Davacı taraf dava dilekçesinde, davacıların müteveffa babaları ... ve anneleri ...'un vefatı sebebiyle miras yoluyla davalı şirkette hisse sahibi olduklarını, pay oranlarının toplamda %34'e ulaştığını, şirket adına kayıtlı bir fabrika arazisinin ortakların anlaşmasıyla kiraya verilmesine rağmen davacıların kira paylarının ödenmediğini, bu sebeple muris ...'un sağlığında bir dava açmış olduğunu, keza şirkete ait bir taşınmazın satılmasına rağmen davacı ortakların paylarının ödenmediğini, ... ve kardeşi Hüseyin Surgun'un ortak ticari faaliyetinin adi ortaklıkla başladığını, sonradan şirket kurulduğunu, murisin vefatından sonra da kiraya verilen taşınmazdan elde edilen gelirlerin davacılara ödenmediğini, kiranın ödenmemesi gerekçesi olarak gerçekte olmayan masraflar gösterildiğini, vergi dairesine beyan edilenden daha yüksek kira alındığını, bu ve benzer sebeplerle şirket ortakları arasındaki anlayış ve iş birliğinin ortadan kalktığını, şirketin varlığını sürdürme konusunda tarafların anlaşamadığını, mevcut duruma göre ana sözleşmede yazılı gayenin gerçekleşme imkanının kalmadığını, şirketin hiçbir faaliyeti bulunmadığını, yönetici durumundaki ortakların bilgileri gizleyerek ve yönetimsel haklarını kullanarak haksız işler yaptığını ileri sürerek davalı şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, şirketin tüm organlarıyla aktif ve faal biçimde varlığını sürdürdüğünü, ...'dan boşalan yönetim kurulu üyeliğine geçici kararla Fatih Surgun'un atandığını, ilk genel kurulda seçim yapılacağını, şirketin bir taşınmazının 900.000 TL'ye satıldığını ve ortaklara paylarının ödendiğini, ödemelerin banka aracılığıyla kâr payı adı altında yapıldığını, bunun dışında genel giderler sebebiyle dağıtılacak kâr payı bulunmadığını, tasfiye için haklı sebep olmadığını, iddia edilen kira bedellerinin de fazla olduğunu ileri sürmüştür. DELİLER VE GEREKÇE: Derdest dava anonim şirketin haklı sebeple feshi ve tasfiyesine ilişkindir. Türk Ticaret Kanununun 529'uncu maddesine göre bir anonim şirketin işletme konusunun gerçekleşmesinin imkansız hale gelmesi bir fesih sebebidir. Aynı zamanda kanunun 531'inci maddesinde haklı sebeplerin varlığı haline sermayenin en az onda birini temsil eden pay sahiplerinin fesih talep edebilecekleri de düzenlenmiştir. Hem şirketin işletme konusunun gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği, hem de diğer haklı sebeplerin varlığını ispat külfeti davacı taraf üzerinde...