Usule uygun olmayan dilekçe ile açılmış olan davanın reddi gerektiği hakkında.
Danıştay 7. Daire E. 2005/5192 K. 2007/2078 T. 25.4.2007 USULÜNE UYGUN OLMAYAN DİLEKÇENİN REDDİ USULE UYGUN OLMAYAN DİLEKÇE İLE AÇILMIŞ OLAN DAVANIN REDDİ GEREKTİĞİ HAKKINDA. 2577/md. 5 , 15 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... Limited Şirketi İstemin Özeti: Gümrük müdürlüğü nezdinde yapılan konteyner işlemlerinin döviz kazandırıcı işlem mahiyetinde olmaması nedeniyle damga vergisi istisnasından yararlanılamayacağından bahisle, 2003 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için, davacı Şirket adına salınan damga vergisine ve kesilen vergi zıyaı cezasına ilişkin işlemleri iptal eden .... Vergi Mahkemesinin 31.5.2005 gün ve E: 2004/723; K: 2005/254 sayılı kararının; dilekçede yazılı nedenlerle bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi ....'in Düşüncesi: Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemleri reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'in Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Temyiz başvurusu; davacı Şirket adına salınan damga vergisi ve kesilen vergi zıyaı cezası için düzenlenip on iki ayrı ihbarnameyle tebliğ olunan işlemlere karşı aynı dilekçeyle açılan davanın esasına girilerek kurul halinde verilen mahkeme kararının bozulması istemine ilişkindir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 5'inci maddesinin 1'inci fıkrasında yer alan, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunması halinde birden fazla idari işlemin bir dilekçe ile idari davaya konu edilebilmesine olanak tanıyan düzenlemenin amacı; aynı yargı yerinin görevine giren ve çözümleri ayrı emek gerektirmeyen idari uyuşmazlıkların aynı dava içerisinde görülmeleri sağlanarak, gereksiz zaman israfı ile masrafın önlenmesi ve farklı kararların verilebilmesi riskinin ortadan kaldırılmasıdır. Ancak; aralarında maddede aranan biçimde bağlılık ya da ilişki bulunsa bile, birden fazla idari işlemin aynı dilekçeyle idari davaya konu edilebilmesi için; bu durumun, kamu düzeni için öngörülen usul ve görev kurallarını ve bu kurallarla korunan ve Anayasa'nın 37'nci maddesinde öngörülen "kanuni hakim ilkesi"ni ihlal ediyor olmaması da gereklidir. Örneğin; bu nedenle, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak görevine giren davaya konu edilebilecek nitelikteki bir işlemle, idare veya vergi mahkemelerinin görevine giren davalara konu olması gereken bir işlemin; idare ve ve...