Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli), davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 03/09/2019 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile ...'ün 1985 yılında evlendiğini ve davalı şirketin bir aile şirketi olduğunu, müvekkili ile davalının 650 ortak olduğu davalı şirketin faal bir şirket olmayıp, müvekkilinin sahip olduğu tek mal varlığının halen kirada olan Esenyurt'taki gayrimenkul olduğunu, bu gayrimenkul alınırken bedelinin büyük bir kısmı müvekkili tarafından ödenmiş olmasına rağmen şirketteki hissesinin %50 olarak kaldığını, bu gayrimenkul üzerine inşa edilen binanın maliyetinin de büyük bölümünün müvekkili tarafından karşılandığını, davalı şirketin tek faaliyet olarak kira tahsil ettiğini, müvekkili ile davalı arasında boşanma davası açıldığını, bu nedenle şirketin...
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/644 KARAR NO : 2022/382
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 03/09/2019 KARAR TARİHİ : 07/04/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/05/2022
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli), davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 03/09/2019 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile ...'ün 1985 yılında evlendiğini ve davalı şirketin bir aile şirketi olduğunu, müvekkili ile davalının 650 ortak olduğu davalı şirketin faal bir şirket olmayıp, müvekkilinin sahip olduğu tek mal varlığının halen kirada olan Esenyurt'taki gayrimenkul olduğunu, bu gayrimenkul alınırken bedelinin büyük bir kısmı müvekkili tarafından ödenmiş olmasına rağmen şirketteki hissesinin %50 olarak kaldığını, bu gayrimenkul üzerine inşa edilen binanın maliyetinin de büyük bölümünün müvekkili tarafından karşılandığını, davalı şirketin tek faaliyet olarak kira tahsil ettiğini, müvekkili ile davalı arasında boşanma davası açıldığını, bu nedenle şirketin devamının mümkün olmadığını, müvekkilinin kendisinin de şirkette yetkili olduğunu zannederken, kiracıdan alınan çekleri tahsil eden ....'ün şirkette tek yetkili olduğunu öğrendiğini, ....'ün 2001 ve 2012 yılında 10 yıl süre ile şirketi tek başına temsile yetkili kılınarak tescil edildiğini, her ne kadar bu kararların altında müvekkilinin imzasının bulunduğu belirtilse de, müvekkilinin bu kararlarda imzası olmadığı gibi bahsedilen toplantılardan haberdar olmadığını, müvekkili ile diğer hissedar 3 yıldır ayrı yaşadığı için bir araya gelmediklerinden 2018 yılındaki sermaye artırım kararına da müvekkilinin imza atmadığını, muhtemelen davalının kira tahsilatlarını başka başka yerlere harcadığı için açıkta kalen tahsilatları kar payı dağıtımı yerine sermaye artışı olarak kullandığını, kiradan alınan çekleri nerelere harcadığına dair kayıt tutan davalının Ekim/2016-Eylül/2017 dönemine ait kira gelirlerinin üç adedi için .... notunu düştüğünü, beş adedi için ise kendi babası ve müvekkilinin babasının adına yapılan camiye bağışlandığına dair not düştüğünü, 2018/2019 dönemi çeklerinden sadece 2 tanesine için ... notu düşerek kendisine göre paylaşım yaptığını, davalının her sene kira gelirlerini çeklerle alıp dağıtım yaptığını, şu an aylık 160.000,00 TL kira getirisi olan gayrimenkulün kiralarını şirket yöneticisi sıfatıyla alıp, nereye harcadığının hesabını vermediğini, davalının gayri faal olan şirket adına, gayrimenkulü ipotek göstererek 3.000.000,00 TL kredi kullandığını, paranın akıbetinin belli olmadığını, davalının usulsüz olarak elde ettiği yetkilerini kötüye kullandığını, Eylül ayı itibariyle yeni dönem kira çeklerini de alıp harcamasının önüne geçmek için tedbiren kayyum atanmasını talep ettiklerini, yıllardır bir araya gelemeyen davalı aile şirketinin kayden mevcut olması dışında ticari faaliyeti olmayıp, gayrifaal olduğunu, bu nedenle fesih ve tasfiyesinin ...