Dayanağı olan yasa ile yaratılan hukuki durumda herhangi bir değişiklik meydana getirmediği gibi, yeni bir hukuk kuralı da ortaya koymayan genel tebliğin, ilk derece mahkemesi sıfatıyla danıştay'da açılacak idari davaya konu edilebilecek nitelikte düzenleyici bir işlem olmadığı hususu ile; vergi dairesi müdürlüğü tarafından tahakkuk ettirilen taşıt vergisine ilişkin olduğu anlaşılan uyuşmazlığın çözümü işinin vergi mahkemesinin görev alanına girdiği hakkında.
Danıştay 7. Daire E. 2003/2213 K. 2003/4070 T. 24.9.2003 VERGİ MAHKEMESİNİN GÖREV ALANI DÜZENLEYİCİ İŞLEM İLK DERECE MAHKEMESİ DANIŞTAY?DA GÖRÜLECEK DAVALAR DAYANAĞI OLAN YASA İLE YARATILAN HUKUKİ DURUMDA HERHANGİ BİR DEĞİŞİKLİK MEYDANA GETİRMEDİĞİ GİBİ, YENİ BİR HUKUK KURALI DA ORTAYA KOYMAYAN GENEL TEBLİĞİN, İLK DERECE MAHKEMESİ SIFATIYLA DANIŞTAY'DA AÇILACAK İDARİ DAVAYA KONU EDİLEBİLECEK NİTELİKTE DÜZENLEYİCİ BİR İŞLEM OLMADIĞI HUSUSU İLE; VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN TAHAKKUK ETTİRİLEN TAŞIT VERGİSİNE İLİŞKİN OLDUĞU ANLAŞILAN UYUŞMAZLIĞIN ÇÖZÜMÜ İŞİNİN VERGİ MAHKEMESİNİN GÖREV ALANINA GİRDİĞİ HAKKINDA. 2575/md. 24 2576/md. 6 2577/md. 15 , 37 Davanın Özeti: 4962 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Kanunun 21'inci maddesinde verilen yetkiye dayanılarak yayımlanan 1 seri no.lu Taşıt Vergisi Genel Tebliği ile Şirket adına tescilli araçlara ilişkin taşıt vergisi tahakkuk işlemlerinin iptali istenilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince, ilk inceleme ile görevli Tetkik Hakimi ?'in açıklamaları dinlenildikten sonra işin gereği görüşüldü: Dava, 4962 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Kanunun 21'inci maddesinde verilen yetkiye dayanılarak, 12 Ağustos 2003 tarih ve 25197 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 seri no.lu Taşıt Vergisi Genel Tebliği ile, bu Tebliğe dayanılarak, Şirket adına tescilli araçlar için yapılan taşıt vergisi tahakkuk işlemlerinin iptali istenilmektedir. Danıştay'ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakabileceği davalar, 2575 sayılı Danıştay Kanununun 24'üncü maddesinin 1'inci fıkrasında gösterilmiştir. Bu fıkranın, davayı ilgilendiren (d) bendinde, bakanlıkların düzenleyici işlemleri ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları, bunlar arasında sayılmıştır. Görüldüğü üzere; anılan bent uyarınca bir idari davanın ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay'da görülebilmesinin ilk koşulu, idari davaya konu edilen idari işlemin düzenleyici nitelikte olmasıdır. İdare Hukukunda, düzenleyici işlem, idarenin, aynı durumda olan idare edilenler için bağlayıcı, soyut hukuk kuralı koyan, yani normatif nitelikte olan tek yanlı tasarruflarına verilen addır. Bu nitelikte olmayan, daha önce yürürlüğe konulan üst hukuk normunu yineleyen veya bu üst hukuk normunun nasıl anlaşılması gerektiği konusunda alt idari birimlere ya da idare edilenlere açıklamalar getiren idari tasarruflar, Hukuk Düzeni'nde herhangi bir değişiklik oluşturamayacaklarından, idare edilenler yönünden bağlayıcı, dolayısıyla da düzenleyici değildirler. İdarenin bu nitelikteki bir işleminin, idari yargı denetimine tabi tutulması, bu denetimin varlık nedenine uygun düşmez. Dava konusu Genel Tebliğ, dayanağı olan yasa ile yaratılan hukuki durumda herhangi bir değişiklik meydana getirmediği gibi, yeni bir hukuk kur...