Sosyal sigortalar kanunu uyarınca prim borçlarının vadesinde ödenmemesi durumunda 6183 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği hk.
Danıştay 7. Daire E. 2002/1565 K. 2004/342 T. 18.2.2004 SSK PRİM BORÇLARININ TAKİBİ SOSYAL SİGORTALAR KANUNU UYARINCA PRİM BORÇLARININ VADESİNDE ÖDENMEMESİ DURUMUNDA 6183 SAYILI KANUN HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI GEREKTİĞİ HK. 6183/md. 51 Davacı: .... Anonim Şirketi Davalı: Maliye Bakanlığı İstemin Özeti: 1.3.2001 gün ve 24333 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 81 seri nolu Katma Değer Vergisi Tebliğinin 1/B bölümünün altıncı; 23.11.2001 gün ve 24592 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 84 seri nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin ise 1.1.1.3'üncü bölümünün son paragrafında yer alan, "Sosyal Sigortalar Kurumu prim borçlarının tahsilinde de 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulandığından, vergi dairesince bu işlemlerin gerçekleştirildiği tarihte prim borcunun vadesinin geçmiş olması halinde, borcun vade tarihi ile Sosyal Sigortalar Kurumuna ödemenin yapıldığı tarihler arasında gecikme zammı uygulanabileceği hususunun mükelleflerce göz önünde bulundurulması gerektiği" yolundaki düzenleme ile .... Sigorta İl Müdürlüğü'nün prim borcu ile gecikme zammına ilişkin işleminin iptali istenilmektedir. Savunmanın Özeti: İptal davasına konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken işlem olmadığı ile davanın süresinde açılmadığı savunulmuştur. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince, ilk incelemeyle görevli Tetkik Hakimi ....'in açıklamaları dinlenildikten sonra işin gereği görüşüldü: Danıştay'ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakabileceği davalar, 2575 sayılı Danıştay Kanununun 24'üncü maddesinin 1'inci fıkrasında gösterilmiştir. Bu fıkranın davayı ilgilendiren (d) bendinde, bakanlıkların düzenleyici işlemleri ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları, bunlar arasında sayılmıştır. Görüldüğü üzere; anılan bent uyarınca bir idari davanın ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay'da görülebilmesinin ilk koşulu, idari davaya konu edilen idari işlemin düzenleyici nitelikte olmasıdır. İdare Hukukunda, düzenleyici işlem, idarenin, aynı durumda olan idare edilenler için bağlayıcı, soyut hukuk kuralı koyan, yani normatif nitelikte olan tek yanlı tasarruflarına verilen addır. Bu nitelikte olmayan, daha önce yürürlüğe konulan üst hukuk normunu yineleyen veya bu üst hukuk normunun nasıl anlaşılması gerektiği konusunda alt idari birimlere ya da idare edilenlere açıklamalar getiren idari tasarruflar, Hukuk Düzeni'nde herhangi bir değişiklik oluşturamayacaklarından, idare edilenler yönünden bağlayıcı, dolayısıyla da düzenleyici değildirler. İdarenin bu nitelikteki bir işleminin, idari yargı denetimine tabi tutulması, bu denetimin varlık nedenine uygun düşmez. Dosyanın incelenmesinden; davanın, 1.3.2001 gün ve 24333 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 81 seri nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin 1/B bölümünün altıncı; 23.11.2001 gün ve 24592 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 84 seri nolu K...