Mahkememizde 2019/584E.sayılı dosyasına istinaden açılmış olan konkordato davasında, hüküm ile iflas yönünden ayırma kararının verildiği, akabinde iflas yönünden incelenen dosyanın Mahkememizin 2020/306E.sayılı numarasını aldığı anlaşılmakla Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın mali tablolarında yer almayan ancak grup şirketi lehine verilen veya bölünmeden kaynaklanan tahahhütlerinden dolayı ... A.Ş 'nin içinde bulunduğu ekonomik kriz nedeni ile borçlarını ödeyememesi veya iflası halinde müvekkili şirket ... A.Ş'ye rücu edebilecek borç miktarının 706.133.659,99 TL olduğunu,kefil olunan veya ayni teminat verilen şirketlerin iflası halinde 706.113.365,99 TL kadar borç yükünün müvekkili firmaya ek yük getireceğini,müvekkiline gelecek ek mali yükümlülükler nedeniyle ihtiyatlılık gereği müvekkili firmanın...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/306 KARAR NO : 2022/846
DAVA : Konkordato DAVA TARİHİ : 28/10/2019 KARAR TARİHİ : 15/12/2022
Mahkememizde 2019/584E.sayılı dosyasına istinaden açılmış olan konkordato davasında, hüküm ile iflas yönünden ayırma kararının verildiği, akabinde iflas yönünden incelenen dosyanın Mahkememizin 2020/306E.sayılı numarasını aldığı anlaşılmakla Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın mali tablolarında yer almayan ancak grup şirketi lehine verilen veya bölünmeden kaynaklanan tahahhütlerinden dolayı ... A.Ş 'nin içinde bulunduğu ekonomik kriz nedeni ile borçlarını ödeyememesi veya iflası halinde müvekkili şirket ... A.Ş'ye rücu edebilecek borç miktarının 706.133.659,99 TL olduğunu,kefil olunan veya ayni teminat verilen şirketlerin iflası halinde 706.113.365,99 TL kadar borç yükünün müvekkili firmaya ek yük getireceğini,müvekkiline gelecek ek mali yükümlülükler nedeniyle ihtiyatlılık gereği müvekkili firmanın ek mali yükümlülükleri de göz önüne alınarak yeniden yapılandırma yapılması gerekliliğinin olduğunu,müvekkili şirketin bir vade planı içerisinde tüm borçlarını ödeyebileceğini,bu sebeple işlerinin devam etmesini güvence altına almak ve şirket varlıklarının yanı sıra şirket paydaşlarının çıkarlarını korumak amacı ile konkordato talep etme zorunluğunun olduğunu,müvekkili şirketin gerek sermaye yapısı ve gerekse çalışan ve müşteri kalitesi ile içerisine düştüğü likitide sıkıntısı ve ödeme aczini ancak konkordato yoluna başvurmak sureti ile bertaraf edebileceğini,nakit akışının düzelmesi için zamana ve konkordatonun sağlayacağı korumaya ihtiyaç duyduğunun açık bir gerçek olduğunu, genel olarak vadelerin daraldığı ve hatta ortadan kalktığı bu dönemde, müvekkili firmanın borçlarını düzenli ve tam olarak ödemesi,istihdam ve istikrarı ile tekrar kâra geçebilmesi için müvekkili şirkete zaman tanınması gerektiğini,müvekkil şirketin ticari faaliyetlerinin devamı ve bu suretle borçlarının ifasının sağlanmasının sadece müvekkili şirkete değil,başta şirket çalışanları olmak üzere alacaklıların,kamunun ve birçok tedarikçinin yararına olacağını,zira bu sayede, çalışanların kriz ortamanda işsiz kalmayacak,alacaklılar alacaklarını tahsil edebilecek ve tedarikçilerle olan ticari faaliyetlerinin devam edecek olmasının yanı sıra, devlete ödenecek SGK primleri ve vergiler ile katma değer yaratılmaya devam edileceğini, İİK m.286 maddesinde tahdidi olarak sayılmış tüm belgelerin konkordato ön projeleri ile birlikte ibraz edildiğini, müvekkili şirket lehine üç aylık geçici mühlet kararı ve kararla birlikte tedbir kararı verilmesi için gerekli koşulların sağlandığını, alacaklılarını icra takibi ve hacizler ile karşı karşıya kalırsa müvekkili şirketin mal varlığının borçlarını karşılamaya yetmeyeceğini, mahkemeye sunulan beyan ve delilleri incelendiğinde alacaklıların alacağının tamamına kavuşmasını sağlama amacı ile yapılan planlama sonuc...