Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/08/2003 tarihi itibariyle 9.980.000.-USD'nin TL karşılığı 13.936.191,76 TL tutarındaki anaparaya GKS'nde belirtilen ilk ay için %30 takip eden aylar için yıllık %30 oranında sözleşme faizi uygulanmak suretiyle feri haklar ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili kuruma ödenmesine karar verilmesin talep etmiştir. Davacı 5411 sayılı Bankacılık Kanununun m.142 hükmü çerçevesinde davalıların neden olduğu zararın giderilmesi amacına dönük olarak bir miktar paranın ödenmesine yönelik alacak davası açmıştır. Adı geçen Kanunun m.142 hükmü uyarınca mahkememiz görevli olup adı geçen özel düzenleme çerçevesinde uyuşmazlığa konu dava ise ticari dava niteliği taşımaktadır. Esasen bu konuda 5411 sayılı Kanunun m.142 hükmü dahi...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/864 KARAR NO : 2022/884
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/12/2022 KARAR TARİHİ : 26/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/08/2003 tarihi itibariyle 9.980.000.-USD'nin TL karşılığı 13.936.191,76 TL tutarındaki anaparaya GKS'nde belirtilen ilk ay için %30 takip eden aylar için yıllık %30 oranında sözleşme faizi uygulanmak suretiyle feri haklar ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili kuruma ödenmesine karar verilmesin talep etmiştir. Davacı 5411 sayılı Bankacılık Kanununun m.142 hükmü çerçevesinde davalıların neden olduğu zararın giderilmesi amacına dönük olarak bir miktar paranın ödenmesine yönelik alacak davası açmıştır. Adı geçen Kanunun m.142 hükmü uyarınca mahkememiz görevli olup adı geçen özel düzenleme çerçevesinde uyuşmazlığa konu dava ise ticari dava niteliği taşımaktadır. Esasen bu konuda 5411 sayılı Kanunun m.142 hükmü dahi açık bulunmaktadır. 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. .... hükmü mevcuttur. Bu noktada ... lehine getirilmiş istisnai hüküm dahi yoktur. Nitekim somut dava dilekçesindeki talebin konusunun bir miktar para ödenmesine dönük ve alacağa ilişkin olduğu, ... tarafından bu davaya konu edilen alacağın fon faaliyetinden kaynaklandığı, ticari dava olduğu, bu nedenle de asliye ticaret mahkemesinde dava açıldığı anlaşılmaktadır. 6325 sayılı Kanunun m.18/A.2 maddesindeki "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Açıklanan hüküm karşısında davacının, arabuluculuğa tabi olan bu davayı açtığı tarih itibariyle arabuluculuğa başvurduğuna dair dilekçe ve eklerinde herhangi bir açıklama olmadığı anlaşılmakla bu konuya ilişkin 09/12/2022 tarihli tutanak davacının her iki vekiline ayrı ayrı tebliğ edilmiş, verilen yasal ve kesin süreye rağmen hüküm tarihi itibariyle herhangi bir açıklama ve belge sunulmamıştır. Bu nedenle arabuluculuk son tutanağının aslının veya o...