Taşınmazın hangi bölümünün orman alanı olduğu hususu netleşmeden anılan yerde parselasyon işlemi tesis edilerek imara elverişli parseller oluşturulduğundan söz etmek parselasyon işleminin amacına aykırılık taşıyacağından, parselasyon işlemi tesis edilemeyecek alanlardan olup olmadığı kesin olarak belirlenmeyen taşınmazın parselasyon işlemine tabi tutulmasında mevzuata uyarlık görülmediği hakkında.
6. Daire 2005/28 E. , 2007/1673 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No: 2005/28 Karar No: 2007/1673 Temyiz İsteminde Bulunanlar : 1-... varisleri ...-...-... Vekili : Av.... 2-Davacı Yanında Davaya Katılan : Orman Genel Müdürlüğü Vekili : Av.... - Aynı yerde Davacı Yanında Diğer Davaya Katılan : … Mal Müdürlüğü Karşı Taraf : ...Belediye Başkanlığı Vekili : Av.... İstemin Özeti : .... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi : Dava ..., ...... Köyü, ... sayılı parselinde içinde bulunduğu alanda yapılan … sayılı parselasyon planının onaylanmasına ilişkin 21.10.1998 günlü, ... sayılı ...Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2.maddesinde belirtildiği üzere, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davası olarak tanımlanmış olup, bu davalar idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli araçlardandır. Ancak, yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için,dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkileri bulunması koşuluna ihtiyaç vardır.Her olay ve davada yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin,iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. Bu durum karşısında, subjektif nitelikte işlemler olan parselasyon işlemlerine karşı ancak işlem tarihinde mülkiyet hakkı olanlar dava açabileceğinden ve taşınmazın mülkiyetinin asıl belirleyici unsuru tapu senedi olduğu halde davacının anılan taşınmazın tapulu maliki olmaması, davacının bu alanın tapuda adına tescilini sağladıktan sonra yeniden düzenleme yapılmasını isteyebileceğinden bu aşamada menfaat ihlali koşulu gerçekleşmemesi nedeniyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle,temyize konu idare mahkemesin yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Duruşma yapılmasına gerek görülmedi. Dava, ..., ..., ... Köyü, (eski) ... parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu alanda yapılan … nolu parselasyon planının onaylanmasına ilişkin 21.10.1998 günlü, ... sayılı belediye encümeni kara...