Çevre kanunu uyarınca ceza verilebilecek olması, belediyenin imar kanunu?nun 40. ve 42.maddesinden doğan yetkisini ortadan kaldırmadığı gibi anılan maddelerde bu yetkinin kullanılabilmesi için fabrika bacasında herhangi bir fiziki eksikliğin bulunduğu, standartlara uygun olarak yapılmadığı yönünde bir tespit yapılması koşulu da getirilmediğinden, imar kanunu hükümlerine göre idari para cezası verilmesini gerektirecek durum bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmesinde hukuka uyarlık görülmediği hakkında.
12. Daire 2002/2363 E. , 2004/1846 K.
"İçtihat Metni"
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No: 2002/2363 Karar No: 2004/1846
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): … Karşı Taraf: … Vekili: …
İsteğin Özeti: Dava, Savunma Sanayii Müsteşarlığında … olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Kanunun 125/C-d maddesi uyarınca 1/16 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden, Savunma Sanayii … ve … olan davacının, hakkında açılan soruşturma neticesinde; …, …, …ve … adlı personelin 1999 yılı Bütçe Kanunu, Bütçe Uygulama Talimatı ve Yetiştirilmek Amacıyla Yurt Dışına Gönderilecek Devlet Memurları Hakkında Yönetmeliğe aykırı olarak Yurt dışına gönderilmesinde yalan beyanda bulunarak amirlerini yanılttığı hususunun sübuta erdiğinden bahisle 657 sayılı Yasanın 125/C-d maddesi uyarınca 1/16 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığının anlaşıldığı, 657 sayılı Yasanın 12/C-d maddesine göre disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle bir beyanın varlığı ve bu beyanın da yalan ve yanlış olduğunun tesbitinin zorunlu olduğu, dava konusu olayda, davacının başkanı olduğu komisyon kararı ve Yurt dışına gönderme onaylarındaki parafın beyan olarak nitelendirilmesinin mümkün görülmediği, bu durumda, kurumun en üst amiri olan Savunma Sanayii Müsteşarı tarafından onaylanarak yürürlüğe giren ve halen yürürlükte bulunan yönergede anılan şartları büyük çoğunlukla taşıyan personelin ilgili birim amirlerinin ve Müsteşarın teklifi ve bakanın onayı ile Yurt dışına gönderildiğinin anlaşıldığı, Yurt dışına gönderme işlemindeki eylemi sadece "uygun görüşle arz" yazısı ve ilgili onaydaki parafla sınırlı olan davacının, bu eylemi nedeniyle amirlerine yalan ve yanlış beyanın verildiğinden söz etmeye imkan bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Davalı idare, tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: … Düşüncesi: İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından anılan kararın onanması gerektiği düşünülmüştür.
Danıştay Savcısı: … Düşüncesi:İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü: İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yo...