Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlulardan ----müvekkili bankanın ---arasında akdedilen ----istinaden akit şirkete krediler kullandırıldığını ve kullandırılan kredilerin geri ödemesi olmaması sebebi ile borçlular hakkında ----- sayılı dosyasından alacaklarının tahsili amacıyla takibe geçildiğini, borçlular tarafından söz konusu takibe itiraz edildiğini, ---- tarafından akdedilen kredi sözleşmelerinde eşinde imza ve onayının bulunması gerektiği ileri sürülerek eşin onay ve imzası bulunmaksızın kefilliğin geçersiz olduğu iddia edildiğini, ancak --------uyarınca eşin rızası gerektiğini, daha sonra --------- kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler----- rızası aranmaz"...
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2016/1148 Esas KARAR NO: 2022/313 DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 13/10/2016 KARAR TARİHİ: 13/04/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlulardan ----müvekkili bankanın ---arasında akdedilen ----istinaden akit şirkete krediler kullandırıldığını ve kullandırılan kredilerin geri ödemesi olmaması sebebi ile borçlular hakkında ----- sayılı dosyasından alacaklarının tahsili amacıyla takibe geçildiğini, borçlular tarafından söz konusu takibe itiraz edildiğini, ---- tarafından akdedilen kredi sözleşmelerinde eşinde imza ve onayının bulunması gerektiği ileri sürülerek eşin onay ve imzası bulunmaksızın kefilliğin geçersiz olduğu iddia edildiğini, ancak --------uyarınca eşin rızası gerektiğini, daha sonra --------- kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler----- rızası aranmaz" hükmünün eklendiğini, İlgili hüküm gereğince yalnızca -----tarihli arasında kullanılan kredilerde eşin rızasının gerektiğini, bu davada müvekkili banka ve borçlular arasında imzalanan ----- bu tarih aralığında akdedilen sözleşme bulunmadığını, bu şebeple bir takım borçlular tarafından iddia edilen eşin rızası ve imzası olmadan alınan kefaletin geçersiz olduğu iddiasının yerinde olmadığını, diğer bir itirazın ise müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin kefalet limitlerine ilişkin olduğunu, borçlular ve müvekkili banka arasında akdedilen ----çerçeve kullandırılan kredilerden dolayı kefalet sorumluluğunun devam edeceğini,---çerçeve sözleşmesi niteliğinde olduğu için ----uyarınca müşteriye farklı zamanlarda krediler kullandırıldığını, bu bağlamda müşteriye ----- akdedildiğini, akdedilen sözlesmeler uyarınca müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin sorumlulukları devam ettiğini, sözleşmelerdeki müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin kefalet limitlerine göre takibe sorumlu oldukları miktarların belirtildiğini, buna göre --- bütün ----sözleşmelerdeki üst limit kadar imzası bulunduğu için borcun tamamından sorumlu olduğunu, ---- yıllarında akdedilen sözleşmelerde sırasıyla --- sorumlu olduğunu, --- borcun---- kefil olduğunu, ------- kefil olduğunu, borçluların iddia ettikleri gibi aynı sözleşmelerde imzaları bulunan kefillerin farklı sorumluluk miktarları ile takibe konu edilmiş olması gibi bir şeyin söz konusu olmadığını, --------- tarafından kefillikten dönme hakkının kullanıldığını bu sebeple kefalete güvenme sebebiyle ortaya bir zararın çıkması ve kefalete güvenerek kredi kullandırıldığının ispatlanması gerektiğinin iddia edildiğini, kefaletten dönme hakkının kullanılmasında belli koşullarının mevcut olduğunu, İlk ve en önemli koşulunun borcun doğmamış olması olduğunu, somut olayda kefaletten dönme keyfiyetinin müvekkili bankaya tebliğ edildiği ---- tarihine kadar krediler kullandırıldığını ve borcun do...