Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 05/01/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacının tasfiye memuru ve ortağı olduğu .............Dış Ticaret Limited Şirketi'nin" İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde.......... sicil numarası ile kayıtlı iken, ortaklar kurulu kararıyla fesih ve tasfiyesine karar verildiğini, ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliğinin sona erdiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekmekte olup, tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, TTK m.547 uyarınca şirketin tüzel kişiliğinin ihyası için dava açılabileceğini, Yargıtay 11.HukukDairesinin 2016/11452 Esas - 2016/8413 Karar sayılı içtihadında da bu durumun belirtildiğini, söz konusu şirket tarafından, özel tüketim vergisi, para cezası ve katma değer vergilerinin...
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/22 Esas KARAR NO : 2018/331 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 05/01/2018 KARAR TARİHİ : 04/04/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/04/2018 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 05/01/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacının tasfiye memuru ve ortağı olduğu .............Dış Ticaret Limited Şirketi'nin" İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde.......... sicil numarası ile kayıtlı iken, ortaklar kurulu kararıyla fesih ve tasfiyesine karar verildiğini, ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliğinin sona erdiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekmekte olup, tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, TTK m.547 uyarınca şirketin tüzel kişiliğinin ihyası için dava açılabileceğini, Yargıtay 11.HukukDairesinin 2016/11452 Esas - 2016/8413 Karar sayılı içtihadında da bu durumun belirtildiğini, söz konusu şirket tarafından, özel tüketim vergisi, para cezası ve katma değer vergilerinin iptali istemine ilişkin tasfiyeden önce açılmış bulunan muhtelif vergi davalarının bulunduğunu, bunların büyük bir kısmının şirket lehine sonuçlanması sebebi ile davaların tasfiye sırasında gözden kaçırılmış ise de, söz konusu dosyalarda verilmiş bulunan kararların henüz kesinleşmediğini, aleyhe hükmolunup da temyiz edilmiş kararların da bulunmadığını, tüm bu dosyalarda yargılamanın tüm aşamalarıyla yürütülebilmesi, kararın kesinleşmesi ve kesinleşecek kararlar mukabilinde gerekli işlemlerin yapılabilmesi için, tüzel kişiliğin devamının zorunlu bulunduğunu,bir kısım vergi dava dosyalarında, temyiz aşamasında, söz konusu durumun fark edilmiş olduğunu ve Vergi Mahkemelerince "tüzel kişiliğin ihyası kararı alınana kadar dava dosyasının işlemden kaldırılmasına" karar verildiğini, tüm bu nedenlerle, şirketin Vergi Mahkemeleri nezdinde taraf olduğu dava dosyalarının takibi, sonuçlandırılması, kararların kesinleşmesini müteakiben gerekli işlemlerin yapılabilmesi için şirketin ihyası ve yeniden ticaret sicile kaydının gerektiğini, bu sebeplerle şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapması için son tasfiye memuru olan davacının tasfiye memuru olarak atanarak tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Ticaret sicil müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün, ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını, yargı mercii gibi hareket etmediğini, TTK'nun 32. Maddesi gereğince işlem yaptığını, tasfiye halindeki şirketin yetki ve sorumluluğunun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, davanın açılmasına müvekkilinin sebep olmadığını bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkil yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Şirketin ticari sic...