Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında akdedilen navlun sözleşmesinin vergi incelemesine konu edildiğini, inceleme sonucunda davalı adına vergi ve vergi ziyaı cezalarının tarh ve tahakkuk ettirildiğini, davalı şirketin kesilen cezalara karşı ... Vergi Mahkemesinde dava açtığını, müvekkilinin de davaya müdahil olduğunu, davalının kendi adına kesilen vergi ve cezayı müvekkilinin hak ediş alacağından mahsup ettiğini, alacaktan kesinti yapılan tutarın iadesi için müvekkili tarafından davalıya yazılı başvuruda bulunulduğunu, Vergi Mahkemesi tarafından davanın reddine ilişkin verilen kararın Danıştay incelemesinde bozulduğunu, davalı idarenin karar düzeltme talebinin de reddedildiğini, davalı şirketin standart sözleşmeler ile işi yürüttüğünü, standart metinlerde...
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO : 2016/76 Esas KARAR NO : 2018/499 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 17/02/2016 KARAR TARİHİ : 19/12/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında akdedilen navlun sözleşmesinin vergi incelemesine konu edildiğini, inceleme sonucunda davalı adına vergi ve vergi ziyaı cezalarının tarh ve tahakkuk ettirildiğini, davalı şirketin kesilen cezalara karşı ... Vergi Mahkemesinde dava açtığını, müvekkilinin de davaya müdahil olduğunu, davalının kendi adına kesilen vergi ve cezayı müvekkilinin hak ediş alacağından mahsup ettiğini, alacaktan kesinti yapılan tutarın iadesi için müvekkili tarafından davalıya yazılı başvuruda bulunulduğunu, Vergi Mahkemesi tarafından davanın reddine ilişkin verilen kararın Danıştay incelemesinde bozulduğunu, davalı idarenin karar düzeltme talebinin de reddedildiğini, davalı şirketin standart sözleşmeler ile işi yürüttüğünü, standart metinlerde yer alan damga vergisinin istekliye yani somut olay açısından davacıya ait olduğuna dair hükmün müvekkili şirket bakımından değiştirilmesi gerekirken aynen muhafaza edildiğini, 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu gereği müvekkiline ait gemi ile yapılacak taşıma işinden elde edilecek navlunun damga vergisinden muaf olduğunu, ancak sözleşmeyi hazırlayan davalının bu muafiyeti sözleşme hükümlerine yansıtmadığını, bu şekilde vergi tahriyatı ve vergi cezasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle müvekkilinin hak edişinden yapılan kesintinin iade edilmesi gerektiğini, ihtarnameye rağmen iade yükümlülüğünün yerine getirilmediğini ileri sürerek 428.982,29 TL 'nin 02/03/2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle zamanaşımından reddi gerektiğini, taraflararasında 28/01/2004 tarihinde zaman esaslı gemi kiralama sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin navlun sözleşmesi niteliğinde olup, sözleşmeye konu geminin de Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı olmasından dolayı 4490 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre müvekkili şirkete damga vergisi tahakkuku yapılamayacağını, ancak 2004 yılında müvekkilinin bağlı olduğu Ulaştırma Vergi Dairesine sunulan damga vergisi beyannamelerinin gelirler kontrolörlüğü tarafından incelenmesi sonucunda damga vergisi ve cezası kesildiğini, müvekkili tarafından bu idari işlemin iptali için ... Vergi Mahkemesinde dava açıldığını, 05/01/2016 tarihinde davacıya gönderilen yazı ile de damga vergisi ve cezası için dava açıldığının bildirildiğini, bu nedenle müdahillik konusunda dava dilekçesinde ileri sürülen hususların gerçeği yansıtmadığını, ayrıca Vergi Mahkemesinin vermiş olduğu kararın da 26/01/2007 tarihinde davacıya gönderildiğini, aynı yazıda müvekkilinin kararı temyiz edeceğini, temyiz neticesinde da...