Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Danıştay/E. 2013/9467 · K. 2017/4463
DanıştayDanıştay 4. Daire Kararları

Esas No:2013/9467 Karar No:2017/4463

E. 2013/9467K. 2017/446315 Mayıs 2017
araç alım-satımmükellefiyet tesiridevamlılık
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Karar Özeti

Araç alım-satımında devamlılık arz eden çok sayıda alım- satım olduğu dönemde mükellefiyet tesisi gerektiği hakkında.

Karar Metni

Danıştay 4. Daire E. 2013/9467 K. 2017/4463 T. 15.05.2017 ARAÇ ALIM-SATIM MÜKELLEFİYET TESİRİ DEVAMLILIK ARAÇ ALIM-SATIMINDA DEVAMLILIK ARZ EDEN ÇOK SAYIDA ALIM- SATIM OLDUĞU DÖNEMDE MÜKELLEFİYET TESİSİ GEREKTİĞİ HAKKINDA. 213/md. 3/B 193/md. 1 , 37 İstemin Özeti: Davacı adına, araç alım satım faaliyetinde bulunduğundan bahisle 17/07/2007 tarihi itibariyle hakkında mükellefiyet tesis edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İstanbul 5. Vergi Mahkemesinin 27/09/2013 gün ve E:2013/1589, K:2013/2348 sayılı kararıyla; davacının 2010 yılında 6 adet araç alıp sattığı hususu sabit olup, bu durum davacı tarafından oto alım-satım işinin ani olarak değil, devamlı suretle yapıldığını gösterdiği, bu nedenle resen tesis edilen mükellefiyet işleminde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Cevap verilmemiştir. Tetkik Hakimi '''''. Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MÎLLETÎ ADINA Hüküm veren Danıştay 4. Dairesince işin gereği görüşüldü: Davacı adına, araç alım satım faaliyetinde bulunduğundan bahisle mükellefiyet tesis edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı ret eden Vergi Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, "İspat; vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadarki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz. İktisadi ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutat olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir" hükmüne yer verilmiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Mevzu" başlıklı 1. maddesinde ise, gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tâbi; gelirin de bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olduğu, aynı Kanunun 37. maddesinde ise, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazancın ticari kazanç olduğu hükme bağlanmıştır. Buna göre, devamlı olarak, ticari organizasyon dahilinde gerçekleştirilen bir faaliyetten elde edilen kazançların ticari kazanç olarak nitelendirilmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, vergi kimlik numarası ile araç bilgileri sorgulama ekranında davacının 2010 yılında 6 adet araç alıp sattığı hususunun tespit edilmesi üzerine, davacının sürekli olarak oto alım satımı işi ile uğraştığından, bahisle 17.07.2007 tarihinden itibaren adına tesis edilen mükellefiyetin iptali istemiyle dava açılmıştır. Alım ve satım bulunması durumunda böyle bir faaliyetin hangi şartlar altında ticari faaliyet olarak değerlendirilmesi ...

Benzer Kararlar

DanıştayDanıştay 4. Daire Kararları

E. 2012/5419 · K. 2015/4852

27 Ekim 2015

YONETMELIK

E. — · K. —

31 Ocak 2018

DanıştayVergi Dava Daireleri Kurulu Kararları

E. 2002/630 · K. 2003/321

13 Haziran 2003

DanıştayDanıştay 7. Daire Kararları

E. 2004/2554 · K. 2005/488

23 Mart 2005

KARARNAME

E. — · K. —

3 Temmuz 2017

DanıştayDanıştay 1. Daire Kararları

E. 2005/307 · K. 2005/668

18 Mayıs 2005