DAVA:Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:18/10/2016 KARAR TARİHİ:17/11/2021 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin; Davalıların alacaklı ve temlik alan sıfatıyla dava dışı ... San.ve Tic. A.Ş.'nin ticari nitelikte kullandığı krediye kefil olduğu iddiasıyla .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi yaptıklarını, daha sonra icra dosyasının düşmesi neticesinde yenilenerek ... Esas no. ile işleme alındığını ve müvekkile yenileme emri gönderilerek takibin yeniden derdest olduğunu,müvekkili böyle bir kefalete imza koyduğunu hatırlamadığını, icra takibine ilk aşamada itiraz etmemesinin sebebinin borcun dava dışı şirket tarafından ödeneceğine olan güveni olduğunu, daha sonra bu şirkete...
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2016/1052 Esas KARAR NO:2021/675
DAVA:Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:18/10/2016 KARAR TARİHİ:17/11/2021
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin; Davalıların alacaklı ve temlik alan sıfatıyla dava dışı ... San.ve Tic. A.Ş.'nin ticari nitelikte kullandığı krediye kefil olduğu iddiasıyla .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi yaptıklarını, daha sonra icra dosyasının düşmesi neticesinde yenilenerek ... Esas no. ile işleme alındığını ve müvekkile yenileme emri gönderilerek takibin yeniden derdest olduğunu,müvekkili böyle bir kefalete imza koyduğunu hatırlamadığını, icra takibine ilk aşamada itiraz etmemesinin sebebinin borcun dava dışı şirket tarafından ödeneceğine olan güveni olduğunu, daha sonra bu şirkete finans kuramlarının aşırı yüklenmesiyle mezkûr borcun ödenemediğini, dosyanın açık kaldığını, müvekkilinin böyle bir kefaleti hatırlamadığını, şahsı adına imzalamadığını da düşündüğünü, icra dosyasına bir kefalet sözleşmesi konulmadığını, bu sebeple bankadan celp edilecek genel kredi sözleşmesinde müvekkilinin imzasının bulunmaması halinde geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığından davanın kabulünü istediklerini,ortada müvekkilce imza edilmiş bir kefalet sözleşmesinin bulunması halinde dahi müvekkilinin dava dışı şirket ile davalı bankanın ticari ilişkisine müşterek müteselsil sıfatıyla imza atmış olması durumunda da bu sözleşmedeki kefaletin hükümsüz ve geçersiz olduğunu, 818 sayılı Borçlar Kanununun 484 maddesine göre; kefaletin sıkı şekil şartlarına bağlı olmadıkça geçerli olmayacağının hükme bağlandığını, bu bağlamda müvekkilin imzaladığı kefaletin hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğunu, İcra dosyasına bir örneği ibraz edilmese de; müvekkili tarafından imza atıldığı iddia edilen kefalet sözleşmesinde kefalet miktarının müvekkil tarafından yazılmadığını ve belirtilmediğini, bu bağlamda müvekkilinin kefalet metninde kefalet tarihi belirtilmediği gibi kefalete ilişkin el yazısı ile de bir metin husule getirmediğini, bu çerçevede kefaletin hükümsüz olmakla borç doğurucu belge niteliğini haiz olmadığını,uygulamada sıkça görüldüğü veçhe Banka veya finans kuruluşları kefalet sözleşmesini açığa imza şeklinde almakta olduğunu ve kalan kısımların banka veya finans kurumlan tarafından doldurulduğunu, müvekkile bir sureti tevdi edilmeyen kredi sözleşmesinin (gerçekte var ise) sonradan kredi kefalet limiti ve diğer unsurları bankaca doldurulmuş olmasının kefalet sözleşmesini geçerli hale getirmeyeceğinden, Yargıtay 19 HD 2010/13913 Esas .2011/1084 Karar sayılı 02/02/2011 T., Hukuk Genel Kurulunun 2012/19- 24 Esas 2012/243 Karar sayılı 28/03/2012 T. geçerli bir kefalet sözleşmesi olmadığından davanın kabulü gerektiği kanısında olduklarını, tüm bu nedenlerle Müvekkil ...'nun davalılara b...