Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 2015 yılından beri "... markalı mağazalar ile tüketicilere gösterişli ve lüks ürünlerden oluşan kozmetik, giyim ve parfüm başta olmak üzere birçok ürünün bir araya getirildiği bir mağazacılık anlayışı ile hizmet verdiğini, müvekkili adına tescilli "..." markasının tanınmış marka statüsünde olduğunu, müvekkili tarafından giyim sektöründe kullanılan "..." markasının sektörden bağımsız olarak yaratılmış olması sebebiyle oldukça özgün bir marka olduğunu, müvekkilinin "..." marka ibaresi üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, markasının 2015 yılından beri kullanıldığını ve başvuru tarihinin 05.12.2017 olduğunu, davalının ... tescil numaralı marka başvuru tarihinin 20.02,2018 olduğunu, bu nedenle müvekkilinin öncelik hakkının...
T.C. İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/461 KARAR NO : 2021/205
DAVA : MARKA HÜKÜMSÜZLÜĞÜ DAVA TARİHİ : 30/10/2018 KARAR TARİHİ : 29/04/2021
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 2015 yılından beri "... markalı mağazalar ile tüketicilere gösterişli ve lüks ürünlerden oluşan kozmetik, giyim ve parfüm başta olmak üzere birçok ürünün bir araya getirildiği bir mağazacılık anlayışı ile hizmet verdiğini, müvekkili adına tescilli "..." markasının tanınmış marka statüsünde olduğunu, müvekkili tarafından giyim sektöründe kullanılan "..." markasının sektörden bağımsız olarak yaratılmış olması sebebiyle oldukça özgün bir marka olduğunu, müvekkilinin "..." marka ibaresi üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, markasının 2015 yılından beri kullanıldığını ve başvuru tarihinin 05.12.2017 olduğunu, davalının ... tescil numaralı marka başvuru tarihinin 20.02,2018 olduğunu, bu nedenle müvekkilinin öncelik hakkının mevcut olduğunun kabulü gerektiğini, müvekkilinin markası ile davalı markasının aynı ve ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, aynı tür ve benzer malları kapsadığını, ayırt edilemeyecek derecede benzerliğin hükümsüzlük nedeni olarak belirlendiğini, tek kelimeden oluşan markalarda, benzerlik değerlendirilmesinin yalnızca hece sayısı ve kelimenin sonuna gelen ekler ile değil genel izlenim ile belirlenmekte olduğunu, bu nedenle "..." ve "..." markalarının yalnızca sona gelen "..." ibaresi ile ayırt ediciliğinin sağlandığını kabul etmenin hakkaniyete aykırı olacağını, her iki markada ortak yer alan ifadenin "..." olduğu ve bu ifadenin ise müvekkillerine ait markanın tamamını ifade ettiğinin göz önünde bulundurulmasının gerekeceğini, "..." markasının, müvekkilinin markası olan "..." ibaresinden türetilmiş olduğunu, bu anlamda tüketici nezdinde, ilk hecenin ve ilk kelimenin daha dikkat çekici olduğunun Yargıtay içtihatları ile de kabul edildiğini, müvekkilinin marka başvurunda 05, 09, 14. 16. 18, 25. 26 ve 35. sınıf kapsamında yer alan mal ve hizmetler bulunduğunu, davalının 25. sınıf kapsamında yer alan ürünler yönünden hükümsüzlüğü ile birlikte 35. sınıf kapsamında müvekkilinin başvurusunda yer alan ürünlerin bir araya getirilmesi hizmetleri yönünden de hükümsüzlük talebinde bulunmak zorunluluğu doğduğunu, aynı şekilde 35. sınıf yönünden müvekkilinin marka başvuru kapsamında yer alan "Reklamcılık hizmetleri; iş yönetimi, iş idaresi; büro hizmetleri" ve bu hizmetler kapsamında yer alan diğer hizmet ve ilişkilendirilebilir hizmetler bakımından da hükümsüzlük talep etmek zorunluluğunun doğmuş olduğunu, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kötü niyetli olduğunu, hem doktrinde kabul edilen baskın görüşe, hem de Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre basiretli hareket etme yükümlülüğü olan tacirin, kendi sektöründe faaliyet gösteren orijinal nitelikli belli oranda tanınan bir markayı her...