Serbest bölgedeki faaliyetten elde edilen kazanç ve iradın ortaklara kar payı olarak dağıtılması halinde, ortağın elde ettiği kar payının serbest bölgede elde edilen kazanç olarak değil, menkul sermaye iradı olarak değerlendirileceği ve vergiye tabi olması gerektiği hk.
Danıştay 4. Daire E. 2004/1299 K. 2005/186 T. 9.2.2005 SERBEST BÖLGEDE ELDE EDİLEN KAZANCIN DAĞITIMI SERBEST BÖLGEDEKİ FAALİYETTEN ELDE EDİLEN KAZANÇ VE İRADIN ORTAKLARA KAR PAYI OLARAK DAĞITILMASI HALİNDE, ORTAĞIN ELDE ETTİĞİ KAR PAYININ SERBEST BÖLGEDE ELDE EDİLEN KAZANÇ OLARAK DEĞİL, MENKUL SERMAYE İRADI OLARAK DEĞERLENDİRİLECEĞİ VE VERGİYE TABİ OLMASI GEREKTİĞİ HK. 193/md. 75 , 94 Temyiz Eden: .... Karşı Taraf: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: Davacı 2002 yılı gelir vergisi beyannamesini serbest bölgede faaliyette bulunan şirketten elde ettiği kar payının vergiden muaf olduğu ihtirazi kaydıyla vermiş, tahakkuk eden gelir vergisi ve fon payının kaldırılması istemiyle dava açmıştır. .... Vergi Mahkemesinin 12.1.2004 günlü ve E: 2003/764, K: 2004/24 sayılı kararıyla, 3218 sayılı Serbest Bölge Kanunu'nun 6 ncı maddesinde, serbest bölgelerin gümrük hattı dışında sayılacağı, bu bölgelerde vergi, resim, harç gümrük ve kambiyo mükelleflerine dair mevzuat hükümlerinin uygulanmayacağı, Türkiye'deki tam ve dar mükellef gerçek ve tüzel kişilerin serbest bölgedeki faaliyetleri dolayısıyla elde ettikleri kazanç ve iratların Türkiye'nin diğer yerlerine getirildiğinin kambiyo mevzuatına göre tevsiki halinde de gelir ve kurumlar vergisinden muaf olacakları hükme bağlandığı, dosyanın incelenmesinden davacının ortağı olduğu şirketin serbest bölgede faaliyette bulunduğu ve elde ettiği kazançtan dolayı kar payı dağıttığı, davacının da bu kar payının serbest bölgede elde edilen gelir olması nedeniyle vergiden muaf olduğunu belirterek ihtirazi kayıtla beyanda bulunduğunun anlaşıldığı, belirtilen Kanun hükmü incelendiğinde gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin serbest bölgelerdeki faaliyetlerinden elde ettikleri kazanç ve iratlar gelir ve kurumlar vergisine tabi olmamakla birlikte, kurumlar açısından serbest bölgedeki faaliyetlerden sağlanan kazanç ve iratların ortaklara kar payı olarak dağıtılması halinde bu kar payını elde eden ortaklar açısından serbest bölgede elde edilen bir kazanç veya irat olmaktan çıkıp, gelir vergisi kanununa göre beyanı gereken bir menkul sermaye iradı olduğunun görüldüğü, bu durumda tahakkuk ettirilen gelir vergisi ile hesaplanan fon payında kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, söz konusu kazancın vergiden muaf olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi ....'nın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'nun Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede ...