Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacaklarına haciz konulabilmesi için üçüncü şahsın tahsil dairesine itirazda bulunmamış olması gerektiği hk.
Danıştay 4. Daire E. 2003/1745 K. 2004/290 T. 19.2.2004 3. ŞAHISLARDAKİ ALACAKLARIN HACZİ BORÇLUNUN ÜÇÜNCÜ ŞAHISLARDAKİ ALACAKLARINA HACİZ KONULABİLMESİ İÇİN ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN TAHSİL DAİRESİNE İTİRAZDA BULUNMAMIŞ OLMASI GEREKTİĞİ HK. 6183/md. 6 , 79 Temyiz Eden: .... Vergi Dairesi Başkanlığı Karşı Taraf: .... Anonim Şirketi Vekili: Av. .... İstemin Özeti: .... Anonim Şirketinin vergi borçlarından dolayı davacı kuruma tebliğ edilen 11.12.2002 günlü ve 24110 sayılı vergi dairesi yazısı ile kurulan idari işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. .... Vergi Mahkemesinin 24.6.2003 günlü ve E: 2003/6, K: 2003/2234 sayılı kararıyla; davalı İdare tarafından, davacının dava açma ehliyetinin olmadığı ileri sürülmesine karşın davacının haciz konulması istenilen borçlu şirketin hesapları üzerinde rehin, hapis, takas, mahsup hakkı bulunduğundan, bu haliyle davacının hukukunun da olumsuz yönde etkilendiği bu nedenle usule yönelik ileri sürülen iddialarda isabet görülmediği, olayda, davalı İdarece 22.10.2002 tarih ve 20488 sayılı yazı ile .... Anonim Şirketi ile .... Anonim Şirketinin ödenmeyen vergi borçları nedeniyle 6183 sayılı Yasa'nın 6 ve 79 uncu maddeleri uyarınca her türlü hak ve alacaklarına haciz konulduğundan söz edilerek banka hesaplarının daireleri adına bloke edilmesi hususunun davacıya tebliğ üzerine, davacı banka 5.11.2002 günlü ve 73594 sayılı dilekçe ile sözkonusu hesaplar üzerinde kendilerinin de kredi sözleşmesinden doğan rehin, hapis, takas, mahsup hakkının bulunduğunu belirterek hacze itiraz ettiği, daha sonra da dava konusu işlemle .... Anonim Şirketinin hesaplarındaki paraların vergi dairesi hesabına aktarılmasının ikinci kez istenilmesi nedeniyle haciz bildirisinin iptali istemiyle dava açıldığının anlaşıldığı, anılan Yasa'nın 79 uncu maddesi uyarınca borçlunun üçüncü şahıslardaki alacaklarına haciz konulabilmesi için üçüncü şahsın tahsil dairesine itirazda bulunmamış olması gerektiği, olayda ise davacı bankanın yedi günlük süre içerisinde itiraz ederek istihkak iddiasında bulunduğu, İdarece bu iddiaya süresinde cevap verilmediğinden istihkak iddiası kabul edilmiş sayılacağından bu madde uyarınca işlem yapılmasına olanak bulunmadığı, artık genel hükümlere göre alacağın takibinin gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Davalı İdare, kamu alacağının güvenceye alınması amacıyla 6183 sayılı Yasa'nın 79 uncu maddesi uyarınca tesis edilen işlemde yasaya aykırılık bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ....'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'nun Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir...