Ortaklarla yapılan yabancı para cinsinden uzun süreli borçlanmanın örtülü sermaye niteliğinde olup olmadığı ve buna ilişkin olarak oluşan kur farklarının kurum kazancından indirilip indirilemeyeceği hk.
Danıştay 4. Daire E. 2001/3082 K. 2002/2049 T. 16.5.2002 ÖRTÜLÜ SERMAYE KUR FARKLARI ORTAKLARLA YAPILAN YABANCI PARA CİNSİNDEN UZUN SÜRELİ BORÇLANMANIN ÖRTÜLÜ SERMAYE NİTELİĞİNDE OLUP OLMADIĞI VE BUNA İLİŞKİN OLARAK OLUŞAN KUR FARKLARININ KURUM KAZANCINDAN İNDİRİLİP İNDİRİLEMEYECEĞİ HK. (5422/md. 15, 16) Temyiz Eden: .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Vekili: Av. .... - Av. .... Karşı Taraf: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: 1998 ve 1999 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu, davacı şirketin bu yıllarda ortaklarından aldığı yabancı para cinsinden uzun süreli borçlanmanın örtülü sermaye niteliğinde olduğu ve buna ilişkin olarak oluşan kur farklarının kurum kazancından indirilemeyeceği yolunda düzenlenen rapora dayanılarak davacı şirket adına re'sen 1999 yılı için vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi salınmış, fon payı hesaplanmış, ayrıca aslı aranmayan geçici vergiden dolayı 1999/Nisan-Haziran ayları için vergi ziyaı cezası kesilmiştir. .... Vergi Mahkemesinin 29.3.2001 günlü ve E: 2000/390, K: 2001/117 sayılı kararıyla; Kurumlar Vergisi Kanununun 16 ncı maddesinde örtülü sermayenin, kurumların aralarında vasıtalı, vasıtasız bir şirket münasebeti veya devamlı ve sıkı bir iktisadi münasebet bulunan gerçek ve tüzel kişilerden yaptıkları istikrazların teşebbüste devamlı olarak kullanılması ve bu istikrazlarla kurumun öz sermayesi arasındaki nisbetin, emsali kurumlarınkine nazaran bariz bir fazlalık göstermesi halinde mezkur istikrazların örtülü sermayeye sayılacağının belirtildiği, aynı Kanunun 15/2 nci maddesinde, örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizlerin kurum kazancının tesbitinde indiriminin kabul edilemeyeceğinin açıklandığı, kar elde etmek amacıyla kurulan sermaye şirketleri ve diğer kurumların temel gereksinimlerinin sermaye olduğu, yatırılan sermayenin nemasının ise dönem sonunda elde edilmesi beklenen kara dayandığı, ancak sermaye koymak yerine kuruma borç verme yoluna gitmeleri durumunda, aslında sermaye niteliğinde olan bu paraların kurumun borcuymuş gibi gösterilerek, dolaylı bir şekilde Kurumlar Vergisi Kanununun 15/1 inci maddesinde yer alan yasağın bertaraf edilmiş olacağı, dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin 1998-1999 yılları işlemlerinin incelendiği, 22.6.1998 tarihinde üç ortak tarafından toplam 15.000.000.000 Lira sermaye ile kurulan davacı şirketin, 1998 ve 1999 yıllarında ortaklarından eşit miktarlarda döviz cinsinden borçlanmış olduğu, 1999 yılında ortaklardan borçlanılan tutar üzerinden 441.231.246.735 Liranın kur farkı gideri olarak hesaplanarak bu tutarın 235.615.623.367 Lirasının kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alındığı, kalan tutarın ise aynı dönemin kazancından indirildiği, şirket ortaklarının almış olduğu karar ile şirkete daha önce verdikleri borçların bir kısmına karşılık gelmek üzere 27.12.1999 tarihi itibarıyla her bir ortağın payına 270.000.000.000 Lira düşecek şekilde şirket sermayesinin 825.000.000.000 Liraya yükseltildiği, olayda şirketle ortakları arasında vasıt...