Bankacılık faaliyetinde bulunan dar mükellef kurumun elde ettiği repo gelirinin ticari kazanç sayılacağı hk.
Danıştay 4. Daire E. 2001/2729 K. 2002/356 T. 5.2.2002 DAR MÜKELLEF KURUMUN REPO GELİRİ BANKACILIK FAALİYETİNDE BULUNAN DAR MÜKELLEF KURUMUN ELDE ETTİĞİ REPO GELİRİNİN TİCARİ KAZANÇ SAYILACAĞI HK. (5422/md. 24) 193/md. 75 Kararın Düzeltilmesini İsteyen: .... Vergi Dairesi Başkanlığı Karşı Taraf: .... Türkiye Merkez Şubesi İstemin Özeti: Dar mükellef davacı şirketin menkul sermaye iradı kapsamında elde ettiği repo gelirinin 1998 yılı kurumlar vergisi beyannamesine ithalinin zorunlu olduğu ileri sürülerek tahakkuk ettirilen kurumlar vergisi ile fon payının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. .... Vergi Mahkemesince; 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 24 üncü maddesinin 5 nci fıkrasında, vergisi tevkif suretiyle alınan kazanç ve iratlar için 20 ve 22 nci maddelere göre beyanname verilmesi veya bu madde kapsamına girmeyen kazanç ve iratlar için verilecek beyannamelere mezkur kazanç ve iratların ithalinin ihtiyari olduğunun belirtildiği, anılan fıkranın 3946 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değiştirilen parantez içi hükmünde de, Gelir Vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 5 ve 7 numaralı bentlerinde yer alan menkul sermaye iratları ile yatırım fonları ve ortaklıklarının katılma belgeleri ve hisse senetlerinden elde edilen kar paylarının verilecek beyannamelere dahil edilmesinin zorunlu olduğu, ayrıca 3946 sayılı Kanun'un 16 ıncı maddesiyle Gelir Vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen 14 üncü bent hükmüyle, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının 5 inci bendinde yer alan menkul kıymetlerin geri alım ve satım taahhüdü ile iktisap veya elden çıkarılması karşılığında sağlanan menfaatlerin menkul sermaye iradı sayılacağının hüküm altına alındığı, ancak kanun koyucu tarafından aynı kanunla dar mükellef kurumun vergisi kaynaktan kesilen kazanç ve iratları ayrı tutularak beyannameye alınmasını şart koşulduğu, bu maddede belirtilen menkul kıymetlerden elde edilen gelir ile bu bentteki menkul kıymetlerin geri alım ve satım taahhüdüyle iktisap veya elden çıkarılması durumunda elde edilen gelirin menkul sermaye iradı kapsamında olmasına karşın farklı değerlendirdiği, bu nedenle Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 24 üncü maddesinin 5 inci fıkrasının parantez içi hükmünde beyannameye alınması zorunlu tutulan menkul sermaye iratları arasında sayılmayan repo gelirlerinin beyannameye ithali mükellefin tercihine bağlı olduğuna göre, davacı kurumun bu nitelikte olduğu ihtilafsız olan repo gelirini beyannamesine dahil etmek istememesinin yasaya aykırı bulunmadığı gerekçesiyle tarhiyatın kaldırılmasına karar vermiştir. Vergi Dairesi Başkanlığının temyiz istemi Danıştay Dördüncü Dairesinin 18.12.2000 günlü ve E: 2000/1236, K: 2000/5324 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Davalı İdare, davacı kurumun Türkiye'de bankacılık faaliyetinin bulunduğunu, elde edilen gelirin ticari kazanca ilişkin esaslara göre vergilendirilmesi gerektiğini ileri sürmekte, kararın düzeltilmesini istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan düz...