Vergi usul kanununun 180/2 nci maddesine göre alış tutarları 1995 ve 1996 vergilendirme dönemlerinde arka arkaya iki defa %20'ye varan artış gösteren yükümlünün izleyen yıl için 1. sınıf tüccarlara ait defter tutmasının zorunluğu olduğu hk.
Danıştay 4. Daire E. 2000/4396 K. 2001/2903 T. 19.6.2001 DEFTER TUTMA SINIF DEĞİŞTİRME VERGİ USUL KANUNUNUN 180/2 NCİ MADDESİNE GÖRE ALIŞ TUTARLARI 1995 VE 1996 VERGİLENDİRME DÖNEMLERİNDE ARKA ARKAYA İKİ DEFA %20'YE VARAN ARTIŞ GÖSTEREN YÜKÜMLÜNÜN İZLEYEN YIL İÇİN 1. SINIF TÜCCARLARA AİT DEFTER TUTMASININ ZORUNLUĞU OLDUĞU HK. 213/md. 180 Temyiz Eden : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... İstemin Özeti : Davacı adına 1996 yılındaki alış ve satışlarının yasal hadleri aşması ve 1997 yılında 1. sınıf mükelleflerin tutmak zorunda oldukları defterleri tasdik ettirmesi gerekirken 2. sınıf mükelleflerin tutması gereken defterleri tasdik ettirerek kullanması nedeniyle takdir komisyonu kararına dayanılarak gelir vergisi salınmış, fon payı hesaplanmış ağır kusur cezası kesilmiştir. ... Vergi Mahkemesi ... günlü ve ... sayılı kararıyla; olayda davacının 1997 yılında hangi esaslara göre defter tutacağının tayininin ihtilaflı olduğu, 1997 yılında sınıf değiştirmeye esas alınan ve 1996 yılı alım ve satım tutarlarına uygulanacak hadlerin 96/8954 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla saptandığı, davacının 1996 yılı alış ve satış tutarları 96/8954 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla tespit edilen hadlere göre % 20 den fazla bir artış göstermemekte ise de, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 180/2. maddesine göre mükellefin alış tutarları 1995 ve 1996 vergilendirme dönemlerinde arka arkaya iki defter % 20 ye varan artış gösterdiğinden 1997 yılı için 1. sınıf tüccarlara ait defter tutmasının zorunlu olduğu, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının da takdire sevkinde hukuka aykırılık bulunmadığı ancak yükümlünün 1997 dönemi için beyan etmiş olduğu kazancın aynen takdir edilmiş olması, ilk tarhiyata esas beyanın dikkate alınmaması ve onaylı işletme defteri kayıtları dışında beyan dışı kalan bir matrah farkıda tespit edilememesi karşısında re'sen yapılan tarhiyatta isabet görülmediği gerekçesiyle tarhiyatın kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı İdare, yapılan tarhiyatın yasal olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ''''''''ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ''''''''ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Bu neden...