Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin sektöründe tanınmış "......." maraksı ile kozmetik ve temizlik ürünlerinin üretimi, satış ve pazarlaması işi ile iştigal ettiğini, müvekkilinin söz konusu markayı 35 yıl önce TPMK nezdinde ilk defa 12/12/1985 yılında koruma altına alındığını, "....... " markasının da aynı sınıflarda müvekkili adına tescilli olduğunu, bunların dışında Türkiye'de "......." kelimesini içeren yaklaşık 70 adet markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkili adına tescilli markayı taşıyan ürünlerin Türkiye'de üretme ve satışa sunma hakkının münhasıran müvekkiline ait olduğunu, ancak hal böyle iken, davalı tarafından üretildiği tespit edilen "........ ürün ambalajında, müvekkili adına tescilli "...... " ibaresinin de yer...
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/34 KARAR NO : 2021/204
DAVA : Markaya Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi DAVA TARİHİ : 29/01/2020 KARAR TARİHİ : 07/10/2021 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/10/2021
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin sektöründe tanınmış "......." maraksı ile kozmetik ve temizlik ürünlerinin üretimi, satış ve pazarlaması işi ile iştigal ettiğini, müvekkilinin söz konusu markayı 35 yıl önce TPMK nezdinde ilk defa 12/12/1985 yılında koruma altına alındığını, "....... " markasının da aynı sınıflarda müvekkili adına tescilli olduğunu, bunların dışında Türkiye'de "......." kelimesini içeren yaklaşık 70 adet markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkili adına tescilli markayı taşıyan ürünlerin Türkiye'de üretme ve satışa sunma hakkının münhasıran müvekkiline ait olduğunu, ancak hal böyle iken, davalı tarafından üretildiği tespit edilen "........ ürün ambalajında, müvekkili adına tescilli "...... " ibaresinin de yer aldığını ve bu durumun müvekkili marka haklarını açıkça ihlal ettiğini iddia ederek, müvekkilinin tescilli markasına yönelik tecavüzün tespitini, önlenmesini, tecavüz teşkil eden ürünlerin, ilgili tanıtma vasıtalarının ve bunların üretiminde kullanılan makinelere el konulması ile imhasını talep ve dava etmiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin Fas ülkesinde ...... isimli bir firmaya fason üretim yaptığını, müvekkilinin bu şirketten sipariş alıp, bu şirkete üretim yaptığını, müvekkilinin üretim yaptığı ürünlerde "......." marka veya ibaresinin bulunmadığını, yanızca ürün kutularının arka kısmında ürünü ürettiren şirket olarak Fas'taki şirketin unvanını kullandığını, kutuların arkasında kullanılan ibarenin Fas şirketinin talebi ile kutu arkalarına konulduğunu, müvekkilinin davacının markasını taklit etmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen hususların sadece ürün ambalaj kutusu olduğunu, bu ürünlerin müvekkili tarafından satılmadığını ve ve müvekkilinin "......." markasıyla bir üretim yapmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve tecavüz teşkil eden ürünler ile bu ürünlerin üretiminde kullanılan makinelere el konularak imhası taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ...... tescil numaralı "........ " ibareli marka ile, ...... tescil numaralı "......." ibareli markanın davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satma...