Dar mükelleflerin kara taşımacılığından elde ettikleri gelirin türkiye'de vergiye tabi gelir olduğunun kabulü için kara taşımasının türkiye'deki bir noktadan başlayıp yine türkiye'deki bir noktada bitmesi gerektiği hk.
Danıştay 4. Daire E. 1998/4873 K. 1999/3429 T. 12.10.1999 DAR MÜKELLEF KARA TAŞIMACILIĞI GELİRİ DAR MÜKELLEFLERİN KARA TAŞIMACILIĞINDAN ELDE ETTİKLERİ GELİRİN TÜRKİYE'DE VERGİYE TABİ GELİR OLDUĞUNUN KABULÜ İÇİN KARA TAŞIMASININ TÜRKİYE'DEKİ BİR NOKTADAN BAŞLAYIP YİNE TÜRKİYE'DEKİ BİR NOKTADA BİTMESİ GEREKTİĞİ HK. (5422/md. 19) Temyiz Eden : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... Vekil : Av. ... İstemin Özeti: A.B.D. ile Türkiye arasında uluslararası deniz taşımacılığı yapan dar mükellef davacı şirketin bu faaliyetinin bir kısmını Türkiye sınırları içinde gerçekleştirmek suretiyle kara taşımacılığından elde ettiği gelirin kayıt ve beyan dışı bırakıldığı ileri sürülerek düzenlenen inceleme raporuna göre adına kurumlar vergisi salınmış, fon hesaplanıp, kaçakçılık cezası kesilmiştir. ... Vergi Mahkemesinin 24.9.1998 gün ve E:1998/74, K:1998/1014 sayılı kararıyla; 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19 uncu maddesinin 1 inci bendi gereğince, dar mükelleflerin kara taşımacılığından Türkiye'de vergiye tabi gelir elde edildiğinin kabulü için kara taşımasının Türkiye'deki bir noktadan başlayıp yine Türkiye'deki bir noktada bitmesinin gerektiği, olayda ise, davacı şirket tarafından A.B.D. den deniz yoluyla nakledilen ve anlaşma icabı Türkiye'deki belli yerlere teslim edilmesi gereken malların gemilerden İzmir Limanından indirilerek kara yoluyla anlaşmayla belirlenen yerlere teslim edilmesi için yapılan kara taşımacılığından elde edilen gelirin Türkiye'de elde edilmiş sayılamayacağının açık olduğu, bu durumda yurt dışında başlayıp Türkiye içindeki bir noktada biten taşımacılık içinde yer alan kara taşımacılığı deniz taşımacılığının devamı, diğer bir ifadeyle deniz taşımacılığının içinde sayılacağından, söz konusu taşımacılığın bir kısmının Türkiye'de gerçekleştirildiği ileri sürülerek yapılan tarhiyatta isabet görülmediği gerekçesiyle vergi ve cezanın kaldırılmasına karar verilmiştir. Davalı İdare, yapılan tarhiyatın yerinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ...'nin Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayaca...