Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin Uyarlanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile, davacı ile davalı arasında 18/04/2014 tarihinde 5.000.000TL, 18/07/2014 tarihinde 15.000.000,00TL limit arttırım sözleşmesi), 15/04/2016 tarihinde 30.000.000,00TL miktarlı genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalı ile davacı arasında her ne kadar genel kredi sözleşmesi akdedilmiş ise de, davalı banka tarafından davacı lehine kullandırılan kredi miktarı toplamının 15.000.000TL olduğunu, bunun dışındaki rakamların banka tarafından davacı aleyhinde işletilen faiz veya mahrum kalınan kar adı altında yüklenen rakamlar olduğunu, davacılar tarafından herhangi bir talep olmamasına rağmen kullanılan kredi riskinin arttığını, bu nedenle daha fazla gayrimenkul teminatı gösterilmesi gerektiği, aksi halde tüm borçların muaccel hale...
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/669 Esas KARAR NO : 2022/484
DAVA : Sözleşmenin Uyarlanması DAVA TARİHİ : 20/10/2021 KARAR TARİHİ : 15/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin Uyarlanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile, davacı ile davalı arasında 18/04/2014 tarihinde 5.000.000TL, 18/07/2014 tarihinde 15.000.000,00TL limit arttırım sözleşmesi), 15/04/2016 tarihinde 30.000.000,00TL miktarlı genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalı ile davacı arasında her ne kadar genel kredi sözleşmesi akdedilmiş ise de, davalı banka tarafından davacı lehine kullandırılan kredi miktarı toplamının 15.000.000TL olduğunu, bunun dışındaki rakamların banka tarafından davacı aleyhinde işletilen faiz veya mahrum kalınan kar adı altında yüklenen rakamlar olduğunu, davacılar tarafından herhangi bir talep olmamasına rağmen kullanılan kredi riskinin arttığını, bu nedenle daha fazla gayrimenkul teminatı gösterilmesi gerektiği, aksi halde tüm borçların muaccel hale getirilip tahsil edileceği baskı ve üstü kapalı tehdidi ile davalı banka tarafından hileli olarak davacının kredi sözleşmelerinin kademeli olarak yükseltildiğini ve davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi karşılığında davacının elinde bulunan ve değeri kredi tutarının 3 katına eş değer olan onlarca gayrimenkuller üzerinde banka tarafından ipotek tesis edildiğini, davalı banka şube müdürünün talebi üzerine yapılan toplantıya katılan davacının mevcut TL genel kredi sözleşmelerinin USD'ye çevrilmesi gerektiğini, bu durumun daha avantajlı olacağını, bankaya daha az faiz ödeyeceğini, döviz cinsinden faizin daha düşük olduğunu söyleyerek davacıyı ikna edip yanılttığını, hataya düşürüp aldattığını, davacının TL cinsinden kullandığı 15 Milyon TL genel kredi sözleşmesinin 10-12 Milyon TL arasında olan kısmını dolar kredisine dönüştürüp davacıya imzalatıldığını, sözleşme örneğinin genel merkezden onay gelince taraflarına verileceğinin söylenerek davacıya USD'ye dönüştürülmüş sözleşme örneğinin verilmediğini, böylece TL cinsinden genel kredi sözleşmesinin cüzi bir kısmının TL'de tutulup önemli bir kısmının döviz kredisi sözleşmesine çevrilerek hem davacıların dolandırıldığını, hem de Bankacılık Yasasına aykırı işlem yapıldığını, 2020 yılının Mart ayından itibaren tüm dünyadaki pandemi sürecinde davacının yaşanan döviz akışı kısıtlamaları nedeniyle işlerinin durma noktasına geldiğini, davalı bankanın birkaç taksidin gecikmesini fırsat bilerek şirkete hesap kat ihtarı göndererek borcun tamamının kapatılmasının talep edildiğini, gönderilen ihtara cevabi ihtarname ile itirazda bulunulduğunu ve hileli bir şekilde TL'den dövize çevrilen kredinin yeniden TLye uyarlanmasının talep edildiğini, davalı banka ile yapılan döviz cinsinden kredi sözleşmesinde hile ve aldatma olması nedeni ile öncelikle sözleşmenin feshi gerektiğini beyanla, davacı ile davalı arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin hile ...