Özel usulsüzlük cezasının kesilebilmesi için satılan emtianın veya yapılan işin satıcısı ve alıcısıyla birlikte tespitinin mümkün olması gerektiği hk.
Danıştay 4. Daire E. 1996/5720 K. 1997/4591 T. 5.12.1997 ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASININ KESİLEBİLMESİ İÇİN SATILAN EMTİANIN VEYA YAPILAN İŞİN SATICISI VE ALICISIYLA BİRLİKTE TESPİTİNİN MÜMKÜN OLMASI GEREKTİĞİ HK. 213/md. 353 Temyiz Eden Taraflar : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... Petrol, Petrol Ürünleri Pazarlama ve Ticaret Limited Şirketi İstemin Özeti : 1992 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu, bir kısım satış hasılatının kayıtlara intikal ettirilmediği ileri sürülerek davacı şirket adına ikmalen ve re'sen kurumlar vergisi salınmış, kaçakçılık ve özel usulsüzlük cezaları kesilmiştir. ... Vergi Mahkemesinin 28.6.1996 günlü ve E:1994/543, K:1996/803 sayılı kararıyla; vergi aslına yönelik davanın reddine, matrah farkının defter ve belgelerin incelenmesi sonucu saptanması ve matrahın bulunuş biçimine göre kasten vergi zıyaına sebebiyet verildiğinden söz edilememesi nedeniyle olaya kusur cezası uygulanması gerektiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353/1 inci maddesine göre ceza kesilebilmesi için satılan emtianın veya yapılan işin satıcısı ve alıcısıyla birlikte tespitinin mümkün olduğu, olayda ise böyle bir tespit olmadığından kesilen özel usulsüzlük cezasında isabet görülmediği ikmalen ve re'sen yapılan tarhiyatlar için geçici vergi salınamayacağından geçici vergi ile kesilen kaçakçılık cezasında kanuna uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle vergi aslına ilişkin kaçakçılık cezasının kusur cezasına çevrilmesine, kaçakçılık cezalı geçici vergi ile özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir. Davalı İdare, kesilen kaçakçılık ve özel usulsüzlük cezalarının yerinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Savcısı ... Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenler temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Bu nedenle, temyiz isteminin reddine 5.12.1997 gününde oybirliğiyle karar verildi. ----------o---------- kanun 213 madde 213 353